Ocak Başında Başlayan Geri Dönülemez Trajedi
Mutfak, bir evin kalbidir derler ancak bazen o kalp, en beklenmedik anlarda durabiliyor. Aksaray’ın Küçük Bölcek Mahallesi’nde yaşananlar, sadece bir yangın haberi değil; yalnızlığın ve bir anlık dalgınlığın nasıl geri dönülemez bir noktaya evrildiğinin en çıplak kanıtı. 4 çocuk annesi Meryem Altınsoy, her zamanki gibi ocağın başına geçtiğinde, o akşamın son yemeğini pişirdiğinden muhtemelen habersizdi. İddialara göre, ocaktaki alevlerin elbisesine sıçramasıyla başlayan o panik anı, dört duvar arasında koca bir trajediyi doğurdu.
Alevlerle Baş Başa Kalan Sessiz Çığlık
Olayın ayrıntıları, ev kazalarının ne kadar hızlı bir şekilde ölümcül hale gelebileceğini gösteriyor. Altınsoy’un elbisesi tutuştuğunda, ocağın başındaki o küçük kıvılcım saniyeler içinde vücuduna yayıldı. Kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışırken koridorda yere düşmesi, talihsizliğin ikinci halkası oldu. Yere düştüğü anda eteğindeki ateş halıya sıçradı ve ev bir anda duman altına girdi. Burada sorgulanması gereken, modern yapıların ve ev eşyalarının yanıcılık standartları mı yoksa yaşlılarımızın bu denli yalnız kalması mı? İhbar üzerine adrese sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi ancak kader ağlarını çoktan örmüştü.
Komşuların Çabası ve Acı Tesadüf
Yakınlarının ulaşılamaması üzerine eve gelmesiyle ortaya çıkan manzara tam bir dehşet tablosu. Kapı açıldığında alevlerin teslim aldığı koridorda yatan Meryem Altınsoy için artık çok geçti. Komşusu Necla Serin’in anlattıkları ise tüyler ürpertici: ‘Akrabaları benden yardım istedi. Hemen koştum baktım nine koridorda yatıyor. Üstüne halı kapatmış, o sırada her tarafı yanıyordu. Ben de hortum ile söndürdüm ama ölmüş.’ Bu cümle, aslında toplumun ve bireylerin acil durumlar karşısındaki çaresizliğini de özetliyor. İtfaiye ekipleri yangını tamamen söndürdüğünde, geriye sadece isli duvarlar ve bir ailenin dinmeyecek acısı kaldı.
Ev Kazaları ve Yaşlı Güvenliği Gerçeği
Bu olay, Aksaray’ın dar sokaklarından çıkıp hepimizin evine sızan bir uyarı niteliğinde. Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların ev içindeki güvenliği, teknolojik gelişmelere rağmen hala en zayıf halkamız. Bir duman dedektörü ya da kolay alev almayan tekstil ürünleri bu faciayı önleyebilir miydi? Belki evet, belki hayır. Ancak kesin olan şu ki; otopsi için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan o bedenin arkasında bıraktığı soru işaretleri, ev güvenliği konusundaki vurdumduymazlığımızı bir kez daha yüzümüze vuruyor. 4 çocuk annesi bir kadının mutfaktaki sıradan bir akşamı, tüm şehri yasa boğan bir veda ile noktalandı.






