MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

5. Kattan Gelen Acı: Bir Saniyelik İhmal mi?

Balkon Kapısı Kapandı, Bir Hayat Söndü

Bir anlık dalgınlık, bir ömür boyu sürecek bir vicdan azabına nasıl dönüşür? Edirne’de yaşanan o korkunç saniyeler, sadece bir ailenin ocağını söndürmedi; aynı zamanda özel gereksinimli çocukların ev içindeki güvenliğine dair sormaktan korktuğumuz soruları tekrar yüzümüze çarptı. 5. kattan gelen o ses, aslında hepimiz için bir alarm niteliğinde.

Cumhuriyet Mahallesi’ndeki o apartman dairesinde her şey rutin bir özel dersin bitişiyle başladı. Didem ve Ender Özgür Demir çifti, ikiz çocuklarına emek veren öğretmeni yolcu etmek için sadece birkaç adımlığına odadan ayrıldı. İşte trajedi o dar koridorda, o birkaç adımlık mesafede gizliydi. Ateş Ender Demir, o kısa boşluğu fark edip açık kalan balkon kapısına yöneldiğinde, geri dönüşü olmayan o yolun ilk adımını atmıştı.

Mimari Tuzaklar ve Denetimsiz Güvenlik

Türkiye’de yüksek katlı binaların balkon tasarımları, özellikle özel gereksinimli bireyler ve çocuklar için adeta birer ölüm tuzağına dönüşüyor. Standart korkuluk yükseklikleri, kolayca tırmanılabilir demir parmaklıklar ve denetimsiz balkon kapıları, trajedilere davetiye çıkarıyor. Ateş’in 5. kattan birinci kat terasına düşmesi, sadece bir kaza değil, aynı zamanda yaşam alanlarımızın bu tip risklere karşı ne kadar savunmasız olduğunun kanıtıdır.

Özellikle dikkat dağınıklığı veya farklı algı düzeyine sahip çocuklar için ev içi güvenlik, sadece ebeveynin göz hapsine bırakılamaz. Otomatik kapanan kapılar, çocuk kilitleri ve yüksek güvenlikli file sistemleri neden lüks değil de bir zorunluluk olarak görülmüyor? Bir canın bedeli, birkaç yüz liralık güvenlik ekipmanından daha mı ucuz?

Gözyaşları Arasında Bir Veda

Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin çabası, Ateş’i hayata döndürmeye yetmedi. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırılan küçük bedeni, Mevlana Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Yenişehir Mezarlığı’na defnedildi. Cenazede yükselen feryatlar, aslında ihmaller zincirinin son halkasıydı. Anne ve babanın yaşadığı o tarif edilemez acı, bugün bir başkasının kapısını çalabilir.

Toplum olarak bu tip olaylara ‘kader’ deyip geçme kolaylığına kaçıyoruz. Oysa bu bir kader değil, bir sistem sorunudur. Özel gereksinimli çocuk sahibi ailelerin üzerindeki gözetim yükü, hiçbir insanın tek başına kusursuzca taşıyamayacağı kadar ağırdır. Devletin ve yerel yönetimlerin, bu ailelerin yaşam alanlarını standardize etme ve güvenlik açıklarını kapatma konusunda daha aktif rol alması şarttır.

Zamanı Geri Almak Mümkün Değil

İnceleme devam ediyor, polis ekipleri her ayrıntıyı araştırıyor ancak giden canı hiçbir rapor geri getirmeyecek. Bu olay, yüksek katlı binalarda yaşayan her aile için acı bir ders olmalı. Balkon kapılarını açık bırakmak, pencerelere emniyet kilidi takmamak veya bir anlık boşlukla çocuğu yalnız bırakmak, telafisi olmayan sonuçlar doğuruyor. Ateş’in hikayesi, bir istatistik verisi olarak kalmamalı; bir uyanışın başlangıcı olmalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir