Tekirdağ merkezli yürütülen geniş kapsamlı soruşturma, dijital mecraların suç örgütleri tarafından nasıl birer manipülasyon aracına dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz takip, vatandaşların dini ve manevi hassasiyetlerini hedef alan devasa bir dolandırıcılık şebekesini çökertti. Özellikle 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde artan ‘manevi şifa’ ve ‘aşk büyüsü’ gibi vaatlerin, aslında profesyonelce planlanmış bir suç ağının parçası olduğu anlaşıldı.
Dini Duyguları İstismar Eden Şebekenin Yöntemleri
Suç şebekesinin çalışma prensibi, sosyal medya platformlarında kendilerini ‘medyum’, ‘büyücü’ veya ‘manevi hoca’ olarak tanıtarak kurban seçmek üzerine kuruluydu. Şüphelilerin, iletişime geçtikleri kişilere ‘üzerinizde ağır bir büyü var’ diyerek korku iklimi yarattıkları belirlendi. Bu psikolojik baskı altında kalan vatandaşlara, hiçbir dini veya ilmi dayanağı olmayan; hayvan kalıntıları, anlamsız semboller ve bez parçalarından oluşan sözde ‘tılsımlar’ fahiş fiyatlara satıldı. Ancak şebekenin faaliyetleri sadece dolandırıcılıkla sınırlı kalmadı. Kurbanlardan elde edilen kişisel veriler ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden bilgiler, süreç içerisinde birer şantaj ve tehdit unsuruna dönüştürüldü. Mağdurların içine düştüğü bu sarmal, ekonomik kayıpların yanı sıra ciddi psikolojik travmaları da beraberinde getirdi.
Yedi İlde Eş Zamanlı Operasyon ve Ele Geçirilenler
Emniyet güçlerinin teknik ve fiziki takibi sonucunda; Tekirdağ, İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır, Afyonkarahisar ve Gaziantep illerini kapsayan geniş bir operasyon ağı örüldü. 236 kişiyi toplamda 46 milyon lira dolandırdığı tespit edilen şebekeye yönelik eş zamanlı baskınlarda 25 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen materyaller, şebekenin faaliyetlerindeki tuhaflığı da kanıtlar nitelikteydi. Ruhsatsız silahların yanı sıra; at nalı, yıldızname, büyü kitapları, tarot kartları ve çeşitli hayvan kemikleri gibi materyallerin, dijital cihazlar ve yüklü miktarda nakit parayla birlikte ele geçirilmesi, suçun sistematik yapısını ortaya koydu.
Adli makamlara sevk edilen 25 şüpheliden 19’u, ‘Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık’, ‘şantaj’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu operasyon, sanal dünyadaki manevi istismara karşı verilen mücadelenin kritik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşların sosyal medya üzerinden gelen kontrolsüz vaatlere karşı dikkatli olması gerektiğini, gerçek dışı ritüellerle maddi ve manevi kayıpların önüne geçilmesi için emniyet birimlerine bilgi verilmesinin önemini vurguluyor.






