Enerji Dönüşümünde Stratejik Kırılma
Dünya, fosil yakıtlara dayalı geleneksel enerji modelinden köklü bir kopuş yaşıyor. 1760’lardan bu yana ekonomilerin ana damarı olan kömür, petrol ve doğalgaz yerini yenilenebilir enerjiye bırakıyor. Özellikle 2020 sonrası yaşanan jeopolitik krizler, enerji arz güvenliğini ulusal güvenliğin merkezine yerleştirdi.
Rekor Artış ve Yeni Teknoloji Denklemi
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre, 2025 yılı sonunda küresel yenilenebilir enerji kurulu gücünün 5,2 teravata ulaşması ve toplam elektrik kapasitesinin yarısını oluşturması öngörülüyor. Sadece bir yılda sisteme eklenen 693 gigavatlık kapasitenin büyük kısmı güneş enerjisi yatırımlarından kaynaklanırken, üretim maliyetleri de fosil yakıt santrallerinin altına geriledi.
Türkiye İçin Yeni Fırsatlar Kapısı
Enerji jeopolitiğindeki bu büyük dönüşüm, Türkiye için de önemli bir avantaj sağlıyor. Güneş ve rüzgar gibi doğal kaynak potansiyeline ek olarak; panel üretimi, batarya teknolojileri ve enerji depolama sistemlerine yapılan yatırımlar, Türkiye’yi tüketen bir ekonomiden teknoloji ihraç eden bir bölgesel merkeze dönüştürme potansiyeli taşıyor. Geleceğin ekonomik gücü, enerjisini daha yerli, akıllı ve düşük maliyetli kaynaklarla yönetebilen ülkelerin elinde şekillenecek.
Kaynak: Sabah






