Ağır Sanayi Değil İnce İşçilik: Ezber Bozan Kadın Heykeltıraş
Eskişehir’in tarihi sokaklarıyla ünlü Odunpazarı ilçesinde bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Festivali, sadece sanatsal üretime değil, toplumsal cinsiyet rollerinin sorgulandığı bir platforma da ev sahipliği yapıyor. Sert ve işlenmesi zor bir malzeme olan ahşap, genellikle erkek egemen bir üretim alanı olarak görülüyor. Ağır motorlu testereler, devasa tomruklar ve saatler süren fiziksel güç gereksinimi, kadın sanatçıların bu alandaki varlığını gölgelemeye çalışsa da Düzce Üniversitesi Heykel Bölümü Öğretim Üyesi Yeliz Can Tekin ezberleri tamamen bozuyor.
Yıllar önce Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü’nde öğrenciyken bu festivale sadece bir izleyici olarak katılan Tekin, azmi ve tutkusu sayesinde süreç içinde asistanlığa, ardından da davetli bir sanatçı konumuna yükseldi. Akademik kariyerini Düzce’de sürdüren başarılı akademisyen, festival davetini aldığında büyük bir heyecanla Eskişehir’e döndüğünü belirtiyor. Tekin’in hikayesi, bir sanatçının yerel bir festivalle birlikte nasıl büyüyüp olgunlaştığının en somut örneğini sunuyor.
Fiziksel Güç Engel Değil: Teknik Her Şeyi Çözer
Ahşap yontmanın dışarıdan bakıldığında yalnızca kas gücüne dayalı kaba bir iş gibi algılanması, pek çok genç kadın sanatçının bu alana yönelmesini engelliyor. Ancak Yeliz Can Tekin, bu algının tamamen bir yanılsamadan ibaret olduğunu savunuyor. Sanatçı, doğru teknik ve alet kullanımının fiziksel zorlukları tamamen ortadan kaldırdığını ifade ediyor. Zorlu tomrukları estetik birer figüre dönüştürürken gösterdiği ustalık, fiziksel gücün değil, zihinsel planlama ve teknik hakimiyetin asıl belirleyici unsur olduğunu kanıtlıyor.
Tekin, bu yılki festival boyunca kadın figürleri üzerinde çalışmayı tercih ediyor. Eserlerinde kadın bedenini ve kadının toplumdaki yerini simgeleyen formları işleyen sanatçı, ahşabın doğal dokusuyla kadının zarafetini ve gücünü harmanlıyor. Bu yaklaşım, festivali ziyaret eden yüzlerce Eskişehirli sanatseverin de dikkatinden kaçmıyor.
“Sanat Bizi Kurtaracak” Sloganı Sokakta Karşılık Buluyor
Odunpazarı’nın dar sokaklarında yankılanan testere sesleri, yerel halkın ve turistlerin yoğun ilgisiyle birleşiyor. Sanatçıların çalışma alanlarını ziyaret eden vatandaşlar, sadece uzaktan izlemekle kalmıyor; malzeme seçimi, tasarım aşamaları ve ahşabın kuruma süreçleri hakkında derinlemesine sorular soruyor. Sanatçı ile halk arasında kurulan bu doğrudan köprü, sanatı galerilerin soğuk duvarlarından çıkarıp hayatın tam merkezine taşıyor.
Günümüz dünyasının karmaşasında, ekonomik ve sosyal streslerin ortasında sanatın iyileştirici gücüne vurgu yapan Yeliz Can Tekin, sanatın insanlığı kurtaracak en önemli dinamiklerden biri olduğunu savunuyor. Kendini ifade etme alanı bulan bireylerin ve bu üretime tanıklık eden toplumun daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını belirten başarılı heykeltıraş, Eskişehir’deki bu buluşmanın kültürel hafıza açısından taşıdığı değeri gözler önüne seriyor.
Kaynak: Eskisehir






