Ankara’nın soğuk bürokrasi koridorları bugün Maraş’tan gelen kara haberle sarsıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin sesindeki o alışılmadık ağırlık, aslında olayın vahametini resmi tutanakların ötesine taşıyor. Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşananlar, sadece bir güvenlik açığı değil, bir toplumun en güvenli kalesi sayılan okulların nasıl birer hedef haline gelebileceğinin en acı kanıtı oldu. Henüz 14 yaşında olan bir 8. sınıf öğrencisinin, evinden getirdiği silahlarla sınıfına girip arkadaşlarına ve öğretmenine ateş açması, kelimenin tam anlamıyla bir facia.
Sınıfın İçinde Kabus Dolu Dakikalar
Olayın detaylarına indiğimizde durumun ciddiyeti daha net anlaşılıyor. Okulda ikili eğitim sistemi uygulanıyordu; yani sabahçıların çıkış, öğlencilerin giriş saatiydi. Koridorların en kalabalık olduğu, dikkatin dağıldığı o kritik anlar saldırı için seçilmişti. Bakan Çiftçi, öğrencinin rastgele ateş açarak büyük bir katliam gerçekleştirdiğini ifade ederken, aslında o anki dehşetin boyutlarını bizlere hissettiriyordu. 8 evladımızı ve bir öğretmenimizi kaybettik. Yaralı 13 vatandaşımızdan 6’sının yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermesi, başkentteki sağlık bürokrasisini de teyakkuza geçirmiş durumda.
Neden 2 Gün Tatil Kararı Alındı?
İçişleri Bakanlığı, Kahramanmaraş genelinde 16 ve 17 Nisan tarihlerinde eğitimi durdurdu. Bu karar ilk bakışta sadece bir güvenlik önlemi gibi görünse de Ankara temsilcisi olarak şunu söyleyebilirim: Bu, bir yas ilanının idari yansımasıdır. Aynı zamanda emniyet birimlerinin okullardaki güvenlik zafiyetini incelemesi ve şehirdeki infialin yatıştırılması amaçlanıyor. Şehir şu an ağır bir travma yaşıyor ve çocukların bu psikolojiyle yarın sınıflara dönmesi beklenemezdi. Bakanlığın bu hızlı refleksi, krizin ne kadar ciddi yönetildiğinin bir göstergesi olarak okunmalı.
Bürokrasinin Gündemi: Okulda Güvenlik Reformu
Bu olay, Ankara’da bekleyen pek çok düzenlemeyi de erkene çekecek gibi görünüyor. Bir ortaokul öğrencisinin elini kolunu sallayarak silahlarla okula nasıl girebildiği sorusu, önümüzdeki günlerde Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasındaki trafiği artıracaktır. Okul girişlerindeki denetimlerin artırılması, belki de metal dedektörlerin her okula yaygınlaştırılması gibi radikal önlemler artık masada. Ancak asıl mesele, 14 yaşındaki bir çocuğun bu seviyede bir şiddete nasıl sürüklendiği. Bu trajedinin ardından yapılacak soruşturma, sadece bir asayiş vakası olarak kalmayacak, eğitim sistemindeki rehberlik ve psikolojik destek birimlerinin de ciddi bir sınavdan geçmesine neden olacaktır. Maraş’ın başı sağ olsun, Ankara bu acıyı derinden hissediyor.






