Okumak Artık Kar Etmiyor mu?
Sokakta kime kulak kabartsanız, hangi kahvehaneye girseniz ya da hangi otobüs durağında bekleseniz aynı feryadı duyuyorsunuz: “Okuyup da ne olacak?” Eskiden ‘altın bilezik’ gözüyle bakılan o diplomalar, şimdilerde sadece duvarda asılı birer kağıt parçasına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Yıllarca dirsek çürütüp, sınavdan sınava koşan gençlerin önündeki o büyük belirsizlik perdesi artık yırtıldı. Başarılı bir üniversite öğrencisinin, kardeşinin YKS başvurusu bile yapmadığını söylemesi, aslında Türkiye’nin içine girdiği o derin sosyo-ekonomik çıkmazın en net fotoğrafıdır.
Yirmi Yıllık Tecrübenin Acı İtirafı
Akademisyenlerin koridorlarında yankılanan o meşhur soru, aslında hepimizin ortak sancısı: “Hocam, mezun olunca ne olacak?” Bundan yirmi yıl önce bu soruya verilecek cevaplar belliydi; iyi bir sosyal statü, garanti bir iş ve saygın bir gelecek. Ancak bugün o rasyonel vaatlerin yerini kocaman bir boşluk aldı. Eğitimli insanın emeğinin ucuzladığı, nitelikli iş gücünün asgari ücrete mahkum edildiği bir sistemde, gençlerin sınav salonları yerine sanayiye veya yurt dışı hayallerine yönelmesi kimseyi şaşırtmamalı. 20 yıllık bir hocayı bile sarsan bu diyalog, aslında eğitimin toplumsal temelinin nasıl çatırdadığını gösteriyor.
Ekonomik Gerçekler ve Diploma Sancısı
Peki, gençler neden vazgeçiyor? Mesele sadece ders çalışmak istememeleri değil. Mesele, yıllarca süren o maddi ve manevi yatırımın sonunda elde edilecek karşılığın, hayatta kalmaya yetmeyeceği gerçeğiyle yüzleşmeleri. Kiraların uçtuğu, bir simidin bile hesabının yapıldığı bu dönemde, dört veya beş yılını üniversite sıralarında harcayıp işsiz kalma korkusu, YKS başvurularındaki o düşüşün ana sebebidir. Sokaktaki vatandaşın feraseti yanılmaz; eğer bir genç sınav başvurusundan kaçıyorsa, sistemin sunduğu vaatlere olan inancını yitirmiş demektir.
Gelecek Kaygısı mı Statü Kaybı mı?
Eğitim, bir toplumun yukarıya doğru tırmanmasını sağlayan tek merdivendir. Ancak o merdivenin basamakları çürürse, tırmanmaya çalışanlar da bir yerden sonra vazgeçer. Bugün yaşadığımız tam olarak bu. Statü aracı olarak görülen üniversite mezuniyeti, artık iş garantisi vermediği gibi, hayata geç başlama riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanların ve eğitimcilerin bu gidişata acilen bir dur demesi, mesleki eğitimin ve piyasa gerçeklerinin yeniden masaya yatırılması gerekiyor. Aksi takdirde, sadece YKS başvuruları azalmakla kalmayacak, koca bir neslin hayalleri de o başvuru formlarıyla birlikte tozlu raflara kalkacak.






