Beyaz Saray’da ‘Akıl Sağlığı’ Fırtınası Başladı
Dünya siyasetinin ve küresel piyasaların kalbi Washington’da tansiyon hiç olmadığı kadar yüksek. ABD Başkanı Donald Trump’ın görev koltuğunda oturup oturamayacağı, yani o koltuğu dolduracak zihinsel ve fiziksel kapasiteye sahip olup olmadığı resmen tartışma konusu oldu. Temsilciler Meclisi Üyesi Jamie Raskin’in Kongre’ye sunduğu yasa tasarısı, sıradan bir siyasi hamle değil; doğrudan ABD Anayasası’nın en kritik maddelerinden birini tetikleme operasyonudur. Raskin, ‘Başkanın Görev Yetkilerini ve Sorumluluklarını Yerine Getirme Yeterliliği Komisyonu’ kurulmasını istiyor. Bu, Trump için tıbbi bir inceleme heyetinin kapıda olduğu anlamına geliyor.
Tıbbi İnceleme Yolu Açılıyor: Kim Karar Verecek?
Piyasalar belirsizliği sevmez, ama şu an karşımızda devasa bir belirsizlik dağı var. Sunulan tasarıya göre, Kongre eğer talep ederse, başkanın zihinsel veya fiziksel durumu mercek altına alınacak. Eğer komisyon ‘çalışamaz’ raporu verirse, anayasa gereği yetkiler anında başkan yardımcısına devredilecek. Bu mekanizma, sadece bir ‘istifa’ değil, bir ‘yetersizlik’ ilanıdır. Teklifin içinde sadece tıp dünyası yok; başkan yardımcısı ve kabinenin çoğunluğu ya da Kongre’nin kuracağı özel bir organın yazılı beyanı bu süreci bitirebiliyor. Yani siyasi dengeler, bir anda tıbbi raporların gölgesinde kalabilir.
Papa Krizi ve Sosyal Medyadaki ‘İsa’ Görseli
Peki, durup dururken neden böyle bir hamle geldi? Raskin ve destekçilerinin elinde ciddi bir koz listesi var. Trump’ın ‘bütün medeniyetleri yok etme tehdidi’ savurması ve Orta Doğu’yu bir kaos kazanına çevirmesi bardağı taşıran son damlaydı. Ancak işin magazin değil, ‘skandal’ boyutu daha derin. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo ile girilen polemik ve ardından Trump’ın kendisini Hz. İsa’ya benzeten bir görsel paylaşması, Washington koridorlarında ‘akıl sağlığı’ sorgulamalarını başlattı. Raskin, bu durumu artık siyasi bir rekabetten öte, bir ulusal güvenlik meselesi olarak tanımlıyor.
Ekonomik İstikrar mı Yoksa Siyasi Kaos mu?
Bu gelişmelerin bize, yani vatandaşın cebine yansıması nasıl olur? Şunu net söyleyelim: ABD’de yaşanacak bir yönetim krizi, dolar endeksinden küresel borsalara kadar her şeyi sallar. Şu an 50 Demokrat üyenin desteğini alan bu tasarı, her ne kadar Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre’den geçmekte zorlanacak olsa da, başkanın ‘yeterliliğinin’ bu denli yüksek sesle tartışılması bile güven endekslerini aşağı çekiyor. Eğer süreç azil yoluna (impeachment) evrilirse, Temsilciler Meclisi’nde salt çoğunluk, Senato’da ise üçte iki çoğunluk gerekecek. Ancak bu süreçler sonuçlanana kadar küresel ekonomi fırtınalı sularda yüzmeye devam edecek gibi görünüyor. Siyasetin bu sert rüzgarı, sadece Washington’ı değil, tüm dünya piyasalarını üşütecek cinsten.






