Tayland kraliyet ailesinin en göz önünde ve halk tarafından en çok sevilen isimlerinden biri olan Prenses Bajrakitiyabha, uzun süredir mücadele ettiği sağlık sorunlarına yenik düşerek hayatını kaybetti. “Prenses Bha” adıyla da tanınan 44 yaşındaki prensesin vefatı, ülkede derin bir hüzün dalgası yaratırken saraydan yapılan resmi açıklamayla acı haber tüm dünyaya duyuruldu. Kraliyet kurallarına uygun olarak düzenlenecek büyük cenaze töreninin hazırlıklarına hemen başlandı.
Saraydan Resmi Açıklama Geldi
Kraliyet sarayından yapılan detaylı açıklamaya göre, Prenses Bajrakitiyabha ilk olarak geçirdiği ciddi bir kalp rahatsızlığı nedeniyle bilincini kaybetti. Bangkok’taki Chulalongkorn Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan prensesin tedavi süreci oldukça zorlu geçti. Durumu yakından takip edilen prensesin, bağırsak iltihabına bağlı olarak gelişen ciddi bir enfeksiyon nedeniyle sağlık tablosunun daha da ağırlaştığı bildirildi. Hekimlerin tüm müdahalelerine rağmen düşük tansiyon, düzensiz kalp ritmi ve kan pıhtılaşması bozuklukları gibi çoklu organ ve sistem yetmezliği sorunlarıyla baş edilemedi.
Halk Hastane Önüne Akın Etti
Acı haberin yayılmasıyla birlikte, başkent Bangkok’ta hayat durma noktasına geldi. Tedavi gördüğü Chulalongkorn Hastanesi’nin önünde günlerdir umutlu bir bekleyiş içinde olan binlerce Taylandlı, ölüm haberinin ardından gözyaşlarına boğuldu. Hastane bahçesini dolduran kalabalık, prenses için saygı duruşunda bulunarak dualar etti. Ülkede ilan edilecek ulusal yas sürecinin, turizm ve yerel esnaf üzerinde de doğrudan etkiler yaratması bekleniyor. Özellikle turizm odaklı işletmelerin ve yerel esnafın bu yas sürecinde nasıl bir yol izleyeceği, Tayland ekonomisinin kısa vadeli gidişatını doğrudan şekillendirecek.
Küresel Sahnede Aktif Bir Figürdü
Prenses Bajrakitiyabha, sadece kraliyet unvanıyla değil, aldığı hukuk eğitimi ve üstlendiği diplomatik görevlerle de tanınan küresel bir figürdü. Tayland’ın uluslararası alandaki diplomatik ilişkilerinde önemli roller üstlenen prenses, özellikle ceza adaleti reformları ve kadın hakları konusundaki çalışmalarıyla biliniyordu. Birleşmiş Milletler nezdinde de çeşitli görevler yürüten ünlü hukukçu, ülkesinin modern yüzünü temsil ediyordu. Ölümü, hem Tayland iç politikasında hem de ülkenin uluslararası imajında doldurulması zor bir boşluk yarattı.
Kaynak: Hürriyet






