Soğuk Savaş İttifakı Yeniden Canlanıyor: Kim’den Putin’e Kritik Mesaj
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e gönderdiği mesajda kullandığı ‘işbirliği’ kelimesi, uluslararası denklemi yeniden yazıyor. Sadece diplomatik nezaket cümlelerinden ibaret olmayan bu mesajlar, iki ülkenin ‘egemenliğini korumak ve halkların refahını artırmak amacıyla işbirliği içinde hareket ettiğini’ öne sürse de, perde arkasında çok daha karanlık bir ittifakın resmiyet kazandığı görülüyor.
Kim’in, ‘değişmez irade ve tercihle’ Moskova’nın yanında olacağını vurgulaması, Pyongyang’ın Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü savaşa verdiği koşulsuz desteği net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu, Batı’nın tecrit etmeye çalıştığı iki nükleer gücün, küresel siyasetteki statükoyu kökten değiştirecek bir ortaklık kurduğunun ilanıdır. Ancak bu ortaklığın bedelini, cephede can veren askerler ödüyor.
Kapsamlı Stratejik Ortaklık: Askeri Yardımlaşma İttifakı
Geçtiğimiz günlerde Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama, bu ilişkinin boyutunu gözler önüne serdi. Haziran 2024’te imzalanan ve Aralık 2024’te yürürlüğe giren ‘kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması’, basit bir ticaret anlaşmasının çok ötesinde. Bu anlaşmanın en kritik maddesi, taraflardan birine saldırı halinde karşılıklı askeri yardımlaşmayı öngörmesi. Bu fıkra, Pyongyang ile Moskova’yı resmi olarak bir askeri ittifaka dönüştürüyor.
Bu anlaşma, Kore Yarımadası ve Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik mimarisini kökünden sarsacak nitelikte. Anlaşma metninde geçen ‘bölünmez güvenlik sistemi’ ve ‘çok kutuplu dünya düzeninin inşasına katkı’ ifadeleri, ABD liderliğindeki küresel düzenin karşısına alternatif bir güç bloğu çıkarma arayışının resmileşmesidir. Rusya ve Kuzey Kore, Batı’nın yaptırımları altında ezilirken, askeri ve ekonomik kaynaklarını birleştirerek hayatta kalma stratejisi izli belirliyor. Bu ittifak, sadece bölgesel değil, küresel güvenlik dengelerini de etkiliyor.
Savaşın Kanlı Bedeli: Cephedeki Kuzey Koreliler
Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi’nden (NIS) gelen iddialar ise bu ‘dostluğun’ kanlı bedelini gözler önüne seriyor. Rapora göre, Rusya-Ukrayna Savaşı’na gönderilen yaklaşık 2 bin Kuzey Kore askeri, çatışmalarda hayatını kaybetti. Bu askerlerin, Kuzey Kore’nin Rusya’ya mühimmat ve topçu desteği karşılığında gönderilen işgücü olduğu tahmin ediliyor. Bu durum, Kim’in ‘halkların refahı’ söyleminin ne kadar boş olduğunu kanıtlıyor.
Kim’in mesajında bahsettiği ‘karşılıklı dayanışma’ ve ‘ilişkilerin güçlendirilmesi’ vurguları, Kuzey Kore’nin nükleer silah programını ilerletmek için Rusya’dan teknoloji transferi ve ekonomik destek alması karşılığında Rusya’ya insan gücü ve mühimmat sağlaması gerçeğine dayanıyor. Kuzey Kore’nin mühimmat sevkiyatlarının, Rusya’nın Ukrayna cephesindeki gücünü korumasında kritik rol oynadığı biliniyor. Dolayısıyla, bu stratejik ortaklık sadece Pyongyang’ın nükleer hevesini beslemekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa’daki savaşı da uzatıyor. Bu ittifakın sonuçları, Kuzeydoğu Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada hissedilecek.






