MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0848 ▲ %0,09
EURO 53,6097 ▼ %0,03
ALTIN 6.585,14 ▼ %0,57

Ortadoğu’da 65 Günlük Bilanço: Kimler Kazandı?

Savaşın Gölgesinde Kalan İnsanlık Dramı

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’ın nükleer programını durdurma gerekçesiyle başlattığı askeri operasyonlar, bugün itibarıyla 65. gününü doldurdu. Ateşkes süreciyle silah sesleri bir nebze olsun dursa da bölgedeki gerilim henüz bitmiş değil. Washington ve Tel Aviv hattında ‘özgürlük’ ve ‘güvenlik’ vaatleriyle başlayan bu süreç, geride ağır bir enkaz ve belirsizlik bıraktı. Sahadaki askeri hareketlilik dursa da diplomatik masada soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor.

Savaşın en acı tablosu ise her zamanki gibi sivil halkın omuzlarına bindi. İran’da resmi olmayan rakamlara göre 3 bin 600’den fazla kişi hayatını kaybederken, milyonlarca insan ekonomik çöküş ve temel ihtiyaçlara erişim sıkıntısıyla boğuşuyor. Lübnan’da yerinden edilen 600 bin kişinin durumu, bölgedeki insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Körfez ülkelerinde ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte ticaret durma noktasına geldi. Bu durum, sadece bölgeyi değil, küresel enerji piyasalarını da derinden sarsıyor.

Liderlerin Masasındaki Zorlu Denklem

Siyasi arenada ise dengeler beklenenden çok daha karmaşık bir hal aldı. ABD Başkanı Donald Trump, seçim döneminde uzaklaştığı müzakere masasına, beklemediği bir dirençle karşılaşınca geri dönmek zorunda kaldı. Ancak analizler, Trump’ın elinin savaş öncesine göre çok daha zayıf olduğunu gösteriyor. İsrail tarafında ise Başbakan Netanyahu, Washington’u savaşa sürüklediği yönündeki eleştirilerin odağında. Kendi kamuoyunda sarsılan güven tazelemeye çalışırken, uluslararası arenada prestij kaybı yaşıyor.

Öte yandan, rejim değişikliği beklentilerinin aksine Tahran yönetimi, ağır kayıplara rağmen siyasi varlığını sürdürüyor. Pakistan aracılığıyla sunulan 14 maddelik barış teklifi, İran’ın masada hala güçlü bir oyuncu olarak kalma çabasını simgeliyor. Teklifin içeriğinde tazminat taleplerinden yaptırımların kaldırılmasına kadar pek çok kritik madde bulunuyor. Ancak Trump’ın bu teklife karşı sergilediği ‘korsan’ benzetmesi ve sert tutumu, yeni bir çatışma dalgasının kapıda olabileceği sinyallerini veriyor.

Küresel Güçler Arasındaki Satranç

Bu karmaşadan en karlı çıkan aktörler ise Batı’nın rakipleri oldu. Rusya, dünyanın dikkatinin tamamen Ortadoğu’ya kaymasıyla Ukrayna cephesinde nefes alma fırsatı buldu. Çin ise kendini ‘dengeleyici güç’ olarak konumlandırarak, enerji yollarındaki hakimiyetini pekiştirdi. ABD’nin en modern silah sistemlerinin ilk kez bu sahada kullanılması, rakip devletler için paha biçilemez bir istihbarat kaynağına dönüştü. Dünyanın gözü şimdi Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinde ve tarafların atacağı bir sonraki adımda. Küresel ekonomi ve güvenlik mimarisi, bu krizin nasıl çözüleceğine bağlı olarak yeniden şekillenecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir