Ermenistan, tarihinin en kritik siyasi virajlarından birine girdi. 3 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 2,5 milyon seçmen, pazar günü sandık başına giderek ülkenin geleceğini belirleyecek. Siyasi atmosferin oldukça gergin olduğu ülkede 19 farklı oluşum yarışsa da gözler dört ana figürün üzerinde toplanıyor. Başbakan Nikol Paşinyan, iktidarını korumaya çalışırken karşısında Rusya destekli bloklar yer alıyor.
Anketler Paşinyan’ın yüzde 45 civarında bir oya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak bu oran, tek başına hükümet kurmak için gereken çoğunluğu sağlamaya yetmeyebilir. Eğer ilk turda sonuç alınamazsa, muhalefet bloklarının birleşerek Paşinyan’ı devirme ihtimali masada duruyor. Samvel Karapetyan ve Robert Koçaryan gibi isimlerin başını çektiği muhalefet, Ermenistan’ın geleneksel Rusya çizgisinden kopmasına şiddetle karşı çıkıyor.
Bölgesel Dengeler ve Türkiye Faktörü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Erivan üzerindeki baskısını her geçen gün artırıyor. Moskova, Ermenistan’ın Batı ile yakınlaşmasını iki sandalyede oturmak olarak nitelendirerek açık bir uyarıda bulundu. Rus yönetimi, ekonomik kartlarını masaya sürerek doğalgaz fiyatlarını yükseltme ve Ermeni ürünlerine ambargo uygulama gibi sert adımlarla seçim sonuçlarını etkilemeye çalışıyor.
Bu seçimlerin sonucu sadece Ermenistan’ın iç meselesi değil, aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan ile yürütülen normalleşme süreçlerini de doğrudan ilgilendiriyor. Paşinyan’ın kazanması durumunda, Nahçıvan’a ulaşacak Zengezur Koridoru’nun hayata geçme olasılığı artacak. Türkiye ile sınırların açılması ve ticari ilişkilerin başlaması, Ermenistan ekonomisi için nefes borusu niteliği taşıyor.
ABD ve Avrupa Birliği ise Paşinyan’ı destekleyen bir tutum sergiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun son ziyareti ve imzalanan stratejik anlaşmalar, Washington’un bölgedeki niyetini ortaya koyuyor. Avrupa Birliği de Ermenistan vatandaşlarına vize muafiyeti vaadiyle seçmenin kararını etkilemeye çalışıyor. Pazar günkü seçim, Ermenistan’ın ya Batı dünyasıyla entegre olacağı ya da Rusya’nın etki alanında kalmaya devam edeceği bir referandum anlamı taşıyor.
Kaynak: Hürriyet





