Barut Kokulu 10 Dakika: Ne Değişti?
Bölgede tansiyonun düştüğü sanılırken, İsrail ordusunun Lübnan semalarında sadece 10 dakika içinde 100’den fazla hedefi eş zamanlı vurması, askeri bir operasyondan ziyade siyasi bir restleşmenin en kanlı hali olarak kayıtlara geçti. Beyrut, Bekaa ve Güney Lübnan hattında yankılanan patlamalar, sadece binaları değil, masada bekleyen kırılgan ateşkes umutlarını da yerle bir etti. 254 can kaybı ve ilan edilen ulusal yas, bölgedeki insani dramın boyutlarını gözler önüne seriyor. Peki, barış bu kadar yakınken neden bir anda düğmeye basıldı? Bu sorunun cevabı, diplomasinin arka odalarında dönen ‘dahil etmeme’ stratejisinde gizli.
Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Paniği
Olayın hukuki ve ekonomik boyutu, Lübnan sınırlarını aşarak dünya ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı’na kadar uzandı. İran’ın, saldırılara tepki olarak gemi trafiğini durdurması, krizin sadece yerel bir çatışma kalmayacağını, küresel bir enerji savaşının fitilini ateşleyebileceğini gösteriyor. Tasnim Haber Ajansı üzerinden verilen mesajlar net: ‘Anlaşma bozulur.’ Bu hamle, aslında Batı dünyasına bir gözdağı niteliğinde. Eğer Lübnan’daki operasyonlar durmazsa, dünyanın geri kalanı bu bedeli petrol fiyatları ve kopan ikmal zincirleriyle ödeyecek gibi görünüyor. Ticaretin durması, diplomatik masadaki elin ne kadar sertleştiğinin en somut kanıtı.
Masadaki Görünmez Duvarlar
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ‘hala gerçekleştirmemiz gereken hedefler var’ açıklaması, aslında barışın bir çözüm değil, bir mola olarak görüldüğünü kanıtlıyor. ABD tarafında ise Donald Trump’ın Lübnan’ın ve Hizbullah’ın ateşkes planına dahil olmadığını savunması, krizin çözümünü çıkmaza sokan temel taşlardan biri. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın dikkat çektiği üç maddelik ihlal; yani hava sahası dokunulmazlığı, uranyum zenginleştirme hakkı ve Lübnan’ın kapsam dışı bırakılması, diplomatik metinlerin nasıl birer kağıt parçasına dönüştüğünü gösteriyor. Eski ABD Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent’in vaktiyle yaptığı ‘sürecin baltalanabileceği’ uyarısı, bugün Beyrut sokaklarındaki enkazların altında kalmış durumda.
Neden Şimdi? Stratejik Zamanlamanın Sırrı
Saldırıların zamanlaması, bölgedeki aktörlerin masaya ‘en güçlü’ halleriyle oturma çabasını ele veriyor. İsrail, olası bir kalıcı ateşkes öncesinde Hizbullah’ın askeri altyapısını tamamen felç etmeyi hedeflerken, İran ise Hürmüz kartını açarak Batı’yı İsrail’i durdurmaya zorluyor. Vatandaşın bu denklemdeki yeri ise maalesef sadece ‘istatistik’ ve ‘yas’ olarak kalıyor. Görünen o ki, diplomasi koridorlarında gerçek bir barışın dili değil, stratejik üstünlüğün dili konuşuluyor. Bu sertleşme, önümüzdeki günlerde sadece Lübnan’ı değil, bölgedeki tüm komşu devletlerin güvenlik politikalarını sil baştan değiştirmesine neden olacak bir domino etkisini tetikleyebilir.






