Macaristan parlamentosu, ülkenin siyasi geleceğini kökten değiştirecek tarihi bir anayasa değişikliğine imza attı. Kabul edilen yeni yasal düzenleme ile başbakanlık görev süresine kesin bir sınır getirildi. Yapılan oylamada 135 milletvekili “evet” oyu kullanırken, 50 milletvekili ise “hayır” oyu vererek değişikliğe karşı çıktı. Yeni dönemin kapılarını aralayan bu kritik karar, özellikle muhalefet ve iktidar dengelerini altüst edecek nitelikte.
İki Dönem Sınırı ve Geçmişe Dönük Yasak
Yeni düzenlemeye göre, Macaristan’da başbakanlık koltuğunda oturacak isimler en fazla sekiz yıl, yani iki dönem görev yapabilecek. Yasanın en çok tartışılan ve dikkat çeken yönü ise geçmişe yönelik olarak da uygulanacak olması. 2 Mayıs 1990 tarihinden sonra görev yapmış tüm başbakanları kapsayan bu karar, doğrudan eski Başbakan Viktor Orban’ı hedef alıyor. Farklı dönemlerde toplamda 20 yıl boyunca başbakanlık koltuğunda oturan Orban’ın, bu düzenlemeyle birlikte yeniden iktidara gelmesinin önü tamamen kapatılmak isteniyor. Mevcut Başbakan Peter Magyar, bu adımı seçim öncesinde vadettiği “rejim değişikliği” sözünün en büyük kanıtı olarak sunuyor. Magyar, kendi yetkilerini de sınırlayan bu hamleyle ülkede yeni bir demokratik standart inşa etmeyi amaçladığını belirtiyor.
Hukukçular İkiye Bölündü: Orban Geri Dönebilir mi?
Ancak alınan bu tarihi karar, hukuk çevrelerinde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Muhalif hukukçular, anayasa hukukunun temel ilkelerinden biri olan “yasaların geriye yürütülememesi” prensibine dikkat çekiyor. Düzenlemenin geçmiş dönemleri kapsayan maddesinin yargıdan dönebileceğini savunan uzmanlar, Viktor Orban’ın yeniden aday olmasının hukuken hâlâ mümkün olabileceğini ileri sürüyor. Siyasi analistler ise bu durumun önümüzdeki süreçte ciddi bir anayasa krizine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Orban liderliğindeki Fidesz partisinin bu karara karşı nasıl bir hukuki strateji izleyeceği merak konusu.
Siyasette Kartlar Yeniden Dağıtılıyor
Başbakan Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, 12 Nisan’da gerçekleştirilen genel seçimlerde tarihi bir başarı elde etmişti. 199 sandalyeli parlamentoda 141 milletvekilliği kazanarak anayasayı tek başına değiştirebilecek çoğunluğa ulaşan Tisza, vaatlerini jet hızıyla hayata geçirmeye başladı. Diğer taraftan, iktidar hayalleri kuran eski başbakan Viktor Orban ise geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen kurultayda partisi Fidesz’in yeniden genel başkanlığına seçilerek mücadelesinden vazgeçmeyeceğinin sinyalini vermişti. Macaristan halkı ve Avrupa kamuoyu, bu yasal hamlenin ülkedeki güç dengelerini nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor.
Kaynak: Hürriyet






