G-7 liderleri Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde küresel dengeleri değiştirecek bir zirve için bir araya geldi. Kameralar ABD Başkanı Donald Trump’ın diğer liderlerle olan ilişkisine, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmeye ve Fransa First Lady’si Brigitte Macron’un elini tam 13 saniye boyunca bırakmadığı o tuhaf anlara kilitlendi. Ancak bu diplomatik şovların ve magazinsel detayların arkasında, küresel gıda güvenliğini ve tarım politikalarını doğrudan sarsacak çok daha büyük bir gelişme yaşandı.
Siyasi Şovların Gölgesinde Kalan Küresel Ticaret Bombası
Zirvede liderler Ukrayna-Rusya savaşını ve İran ile yapılan anlaşmanın küresel etkilerini tartışırken, arka planda aylardır beklenen dev bir onay çıktı. Avrupa Parlamentosu, ABD ile AB arasında uzun süredir gerginliğe neden olan ticaret anlaşmasını 151 hayır oyuna karşı 440 evet oyuyla kabul etti. Medya bu gelişmeyi sıradan bir ekonomik entegrasyon olarak sunsa da işin aslı çok daha vahim. Bu anlaşma, küresel tarım standartlarının gevşetilmesi ve endüstriyel tarım devlerinin sofralarımıza daha rahat sızması anlamına geliyor.
Soframıza Zehir mi Akacak? Tarım Standartları Tehlikede
Bir gıda araştırmacısı olarak halk sağlığını tehdit eden bu tür kapalı kapılar ardındaki anlaşmaları yakından takip etmek zorundayım. Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanan tarım ve hayvancılık standartları, Avrupa’nın ve bizim tabi olduğumuz gıda güvenliği kurallarına kıyasla son derece esnektir. GDO’lu tohumlar, kimyasal tarım ilaçları, hormonlu etler ve klorla yıkanan tavuklar ABD pazarında yasal olarak dolaşırken, Avrupa bu konuda her zaman daha ihtiyatlı bir duruş sergilemiştir. Ancak onaylanan bu yeni ticaret anlaşması, bu koruyucu duvarlarda derin gedikler açma riski taşıyor. Ticaretin kolaylaştırılması adı altında, gıda standartlarının esnetilmesi ve denetimlerin gevşetilmesi kaçınılmaz bir süreci tetikleyebilir.
Ukrayna ve Tarım Jeopolitiği: Gıda Kimin Elinde?
Zirvenin ana gündem maddesi olan Ukrayna konusu da aslında gıda güvenliği ve tarım politikalarından bağımsız değil. Dünyanın en önemli tahıl ambarlarından biri olan Ukrayna’daki savaşın gidişatı, küresel gıda arzını doğrudan etkiliyor. Trump’ın Zelenski ile yaptığı görüşmede savaşın sona erdirilmesi için tarafların uzlaşması gerektiğini belirtmesi, sadece askeri değil, küresel gıda koridorlarının kontrolü açısından da kritik. Liderlerin kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirdiği bu yeni dünya düzeninde, temiz gıdaya ulaşım hakkı doğrudan bir pazarlık masasına dönüştürülüyor. Vatandaşın tabağına ne geleceğini artık yerel üreticiler değil, G-7 zirvelerinde imzalanan bu devasa ticaret anlaşmaları belirliyor. Tüketicilerin gıda güvenliği konusunda her zamankinden daha uyanık ve sorgulayıcı olması gereken yeni bir döneme giriyoruz.
Kaynak: Hürriyet






