Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın Suriye Özel Temsilciliği görevinin resmen sona erdiğini duyurdu. Washington hattında hareketlilik yaratan bu gelişme, ABD’nin bölgedeki yeni diplomatik adımlarının habercisi olarak değerlendiriliyor. Rubio, görev süresi biten Barrack’ın tecrübesiyle Donald Trump yönetiminin bölge politikalarında aktif rol oynamaya devam edeceğini belirtti.
Bakan Rubio yaptığı açıklamada, Barrack’ın Suriye ve Irak konularında son derece güvenilir bir figür olduğunu vurguladı. Trump yönetiminin ‘Önce Amerika’ vizyonu doğrultusunda çalışan deneyimli diplomatın, Şam yönetimiyle stratejik iş birliği süreçlerinde ve Irak’taki yeni hükümetle yürütülen temaslarda kritik görevler üstlenmeye devam edeceği ifade edildi.
Suriye’de Esad Sonrası Dönemin Mimarlarındandı
Tom Barrack, görev süresi boyunca özellikle Suriye’deki iktidar değişimi sonrasındaki hassas geçiş sürecini yönetti. Washington’ın bölgeye yönelik yaptırımlarının esnetilmesi, Türkiye ve Körfez ülkeleriyle koordineli olarak yürütülen yeniden imar çalışmaları ile terör örgütü DEAŞ’a karşı yürütülen askeri ve diplomatik ortaklıklar, Barrack’ın masasında duran en önemli başlıklar arasındaydı.
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde de diplomatik bir köprü görevi gören Barrack, bölgedeki aktörlerle kurduğu yakın temaslarla biliniyordu. Diplomatın temsilcilik görevinin sona ermesi, Suriye sahasındaki dengeleri yakından takip eden uzmanlar tarafından yeni bir sürecin başlangıcı olarak yorumlanıyor.
Son 12 Yıldaki Dördüncü Temsilci
Tarihsel sürece bakıldığında, Tom Barrack ABD’nin son 12 yıldaki dördüncü Suriye Özel Temsilcisi olarak kayıtlara geçti. Joe Biden yönetimi döneminde, Ocak 2021 ile Mart 2025 tarihleri arasında bu makama herhangi bir resmi atama yapılmamıştı. Trump’ın yeniden göreve gelmesinin ardından doldurulan koltuğun, bundan sonraki süreçte kime emanet edileceği ise henüz netlik kazanmadı.
Bölgesel güvenlik dengelerini doğrudan etkileyen bu görev değişimi, Ankara-Washington hattındaki diplomasi trafiğini de yakından ilgilendiriyor. Gelecek dönemde ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve diplomatik temsil düzeyinin nasıl şekilleneceği, Ortadoğu’daki güç dengeleri açısından belirleyici olacak.
Kaynak: Hürriyet






