Dev Pasta ve Gençlerin Payı
Türkiye’nin savunma sanayii artık sadece ‘milli gurur’ meselesi olmaktan çıktı, devasa bir ekonomi çarkına dönüştü. Aksaray Üniversitesi’nde düzenlenen Tarf Teknokalp 4.0 Söyleşileri’nde paylaşılan rakamlar, aslında her üniversite öğrencisinin ve iş arayan gencin radarında olması gereken birer altın madeni niteliğinde. Dile kolay; sektörün proje hacmi 100 milyar doları aşmış durumda. Bu, sadece büyük fabrikaların değil, onlara parça üreten binlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin de ceplerinin dolması demek. Sektörde faaliyet gösteren 3 bin 500 şirketin sadece 74’ünün kamu ortaklı olması, asıl büyük fırsatın özel sektörde ve girişimcilikte yattığını açıkça gösteriyor.
90 Bin Kişilik Dev Orduya Yeni Neferler
Şu an bu alanda yaklaşık 90 bin kişi ter döküyor. Ancak ihracatın 10 milyar dolar sınırını geçtiği ve Türk ürünlerinin 185 ülkede gövde gösterisi yaptığı bir ortamda, bu sayı buz dağının sadece görünen kısmı. Özellikle KAAN savaş uçağı projesi gibi devasa işlerde 768 farklı şirketin imzasının olması, ‘benim bu devasa ekosistemde ne işim var’ diyenler için en net cevap. Eğer teknik bir beceriniz varsa, sadece devasa ana yüklenicilere değil, bu ana yüklenicileri besleyen yan sanayi zincirine de odaklanmanız gerekiyor. Ekonomi şefi olarak şunu söyleyebilirim: Bu sektör, Türkiye’nin en güvenli ve en yüksek katma değerli limanıdır.
Kayıp Yılların Faturasını KAAN İle Ödüyoruz
EHSİM Kurumsal Yönetim Direktörü İbrahim Uslu’nun da hatırlattığı gibi, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş’un önü kesilmeseydi, biz bugün savunma sanayii ekonomisinde dünya deviydik. 1940’lı ve 50’li yıllarda dünyada teknoloji yarışı kızışırken Türkiye’nin siyasi çekişmelerle zaman kaybetmesi, ekonomimize on milyarlarca dolara mal oldu. Bugün KAAN ile, Türksat 6A ile sadece teknoloji üretmiyoruz, o kaybettiğimiz yılları ve milyar dolarları geri alıyoruz. Uzay teknolojilerinde yüzde 80 yerlilik oranına ulaşmak, dışarıya gidecek olan dövizin Türkiye’de kalması ve yüksek maaşlı iş imkanları anlamına geliyor.
Gençler İçin Altın Değerinde Burs ve Eğitim Müjdesi
İşte burası en kritik nokta: Fırsat kapısı nerede? Tarf Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız’ın açıklamaları, doğrudan gençlerin cebini ve kariyerini ilgilendiriyor. 17 üniversitede yapılanmasını tamamlayan bu oluşum, sadece bir topluluk değil; sertifika, eğitim ve burs imkanı sunan bir akademi. Yazılım, yapay zeka ve otomasyon üzerine çalışan ekiplere verilen destekler, Teknofest gibi yarışmalar için sağlanan imkanlar aslında birer kariyer basamağı. İşin özeti şu: Diplomanızın yanına projeyi, yabancı dili ve sosyal beceriyi eklemezseniz, bu 100 milyar dolarlık pastadan pay almanız zorlaşır. Sektör stresli ve yoğun, evet ama sunduğu ekonomik gelecek ve kişisel tatmin başka hiçbir sektörde yok.
Stratejik Hedef: Şans Değil, Gayret
Tarf Düşünce Enstitüsü Direktörü Adnan Çelik’in dediği gibi ‘Şans bir strateji değildir.’ Ekonomide şansa yer yok, sadece doğru zamanda doğru yerde olan ve hazırlıklı olan kazanır. Göktürk uydularında dışa bağımlılığın yarattığı sıkıntıları yaşayarak öğrendik. Şimdi kendi uydumuzu üretebilecek kapasiteye gelmemiz, küresel ölçekte masaya oturduğumuzda elimizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Gençlerin bu sürece ‘bir işe girsem yeter’ mantığıyla değil, ‘bu ekosistemin bir parçası olarak nasıl değer üretirim’ gözüyle bakması şart. Gelecek, yapay zekayı Anadolu irfanıyla birleştirenlerin olacak.






