MENÜ
13 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,2874 ▲ %0,15
EURO 53,6017 ▼ %0,16
ALTIN 6.277,08 ▲ %0,31

Sınırlar Kapanıyor: Hastaneler Boş mu Kalacak?

İsviçre bu pazar kaderini oyluyor. Nüfusun 10 milyona dayanması üzerine aşırı sağcı SVP partisinin öncülük ettiği “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimi, anayasal bir sınır getirmeyi hedefliyor. Ülkedeki konut yetersizliği, hastane kuyrukları ve trafik yoğunluğu bahane edilerek duvarlar örülmek isteniyor. Ancak bu yapay savunma refleksi, sadece Alp dağlarının ardındaki bir ülkeyi değil, tüm küresel sistemi derinden sarsacak bir demografik intiharın habercisi.

Demografik İntiharın Eşiğindeki Batı

Dünyanın gelişmiş ekonomileri hızla yaşlanıyor. Almanya, Fransa, İtalya ve Japonya gibi devlerde doğum oranları dibe vurmuş durumda. Emekli nüfusu hızla artarken, fiziksel güç gerektiren işleri yapacak genç iş gücü bulunamıyor. Bugünün batılı gençliği influencer olma hayalleri kurup ekran karşısında kolay hayatlar ararken; hastanelerde hasta bakacak, tarlalarda çalışacak, lojistik ve inşaat sektörünü sırtlayacak kimse kalmadı. Popülist siyasetçiler sınırları kapatmayı vaat ediyor ancak hastanelerde altı temizlenecek yaşlıların, bakımı yapılacak hastaların derdine kim derman olacak?

Türkiye İçin Büyük Sınav Kapıda

Aynı tehlikeli rüzgar bizim topraklarımızda da esiyor. Sağlık ocaklarındaki hekim yetersizliği, bölge hastanelerindeki bitmek bilmeyen randevu krizleri vatandaşın canını sıkarken, popülist söylemlerle yabancı iş gücünün tamamen gönderilmesi savunuluyor. Ancak gerçekçi olmak zorundayız. Tarım, hayvancılık, hasta bakımı ve ağır sanayi kollarında ciddi bir ara eleman açığı var. Bizim kendi evlatlarımız daha prestijli yaşamların peşinden koşarken, en kritik sektörleri nasıl ayakta tutacağız? Göçü hamasetle reddetmek yerine akıllıca yönetmek, geleceğimizi kurtarmanın tek yoludur.

Yalnız, Yaşlı ve Fakir Bir Gelecek

Tarihin en parlak dönemleri insanların hareket halinde olduğu çağlarda yaşandı. Bugün yabancı düşmanlığıyla duvarlar ören Amerika’yı göçmenler inşa etti. Apple’ın arkasında Suriyeli bir göçmenin oğlu, uzay teknolojisinin zirvesinde ise Güney Afrikalı bir girişimci duruyor. 1960’larda Almanya’ya giden Türk işçileri olmasaydı, o büyük sanayi devrimi gerçekleşebilir miydi? Sınırları tamamen kapatmak kısa vadede popülist liderlere oy kazandırabilir ancak uzun vadede tüm toplumları kendi lüks ama yalnız, yaşlı ve çaresiz bahçelerinde ölmeye mahkum eder.

Kaynak: Sabah

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir