Türkiye’mizin kutlu yürüyüşünde bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, devletimizin sarsılmaz vakarını sahada hissettirecek, milletimizin huzuru için gövdesini taşın altına koyacak çelikten kadrolardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle kabinede yer alan Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi isimleri, sadece birer atama değil; devletin bekasına, adaletin tesisine ve milli iradeye olan sadakatin birer nişanesidir.
Suç Şebekelerine Karşı Adaletin Sarsılmaz Pençesi
Akın Gürlek Beyefendi’nin kariyer çizgisi, vatan topraklarını içten içe çürütmeye yeltenen karanlık odaklarla mücadelenin adeta bir özetidir. Kara paradan uyuşturucu illetine kadar devletin kılcal damarlarına sızmaya çalışan şer odaklarına karşı verilen bu savaşta Gürlek, devletin ‘arka kapısını kilitleyen’ o emin ve dirayetli duruşu temsil etmektedir. Adalet, sadece bir kavram değil; devletin bekasını koruyan en keskin kılıçtır.
Anadolu’nun Vakarı ve Devletin Kararlılığı
Bir diğer kıymetli isim Mustafa Çiftçi ise Anadolu’nun bağrından, sahanın tozundan gelen bir idareci ahlakıyla görevi devralmıştır. Erzurum’da sergilediği o kararlı duruş, ‘Devlet varsa çözüm vardır’ düsturunun en somut örneğidir. Eleştirilere kulak asmadan, sadece milletin selameti ve huzuru için elini taşın altına koyan bu anlayış, İçişleri makamının sadece bir kriz merkezi değil, devletin şefkatli ve kudretli eli olduğunun ispatıdır.
Bu yeni dönem, ‘idare edelim’ diyenlerin değil, vatan sevdasıyla ‘müdahale edip ihya edelim’ diyenlerin dönemidir. Devletimiz alkış beklemek için değil, milletinin bir ferdinin dahi burnu kanamasın diye sessizce devleşir. Rabbim, bu kutlu görevde devlet adamlarımızın yar ve yardımcısı olsun. Milletimize hayırlı, mübarek olsun.