Medya Mahallesinde İdeolojik Kırılmalar ve Yeni Saf Tutuşlar
Cumhuriyet Halk Partisi ekseninde kümelenen medya mensuplarının, son dönemde eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yönetimine karşı başlattığı sert muhalefet, Türk siyasi literatüründe özeleştiri ile itiraf arasındaki o ince çizgiyi yeniden tartışmaya açıyor. Yılmaz Özdil’in dijital operasyon ağlarına dair ifşaatları ve Barış Pehlivan’ın ideolojik eksen kayması suçlamaları, Ankara ve İstanbul merkezli medya çevrelerinde sadece bir liderlik değişimini değil, aynı zamanda muhalif basının entelektüel tutarlılığını da sorgulatıyor.
Stratejik Savrulmaların Perde Arkası ve İhvancı Suçlaması
Dış politika doktrinleri ve küresel ittifaklar üzerinden bir okuma yapıldığında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyaretindeki sekiz saatlik boşluğun yıllar sonra bir kriz başlığı olarak sunulması oldukça manidardır. Düne kadar rasyonel ve çağdaş olarak nitelendirilen her kararın bugün İhvancılık gibi uç etiketlerle yaftalanması, siyasi pragmatizmin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Geçmişte seçmen tabanına yönelik kullanılan aşağılayıcı dilin bugün bizzat eski lider kadrosuna ve partinin öz evlatlarına yönelmiş olması, sosyolojik bir analiz gerektirmektedir. Mevcut konjonktür, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu dönemi için de benzer bir retorik dalgasının her an tetiklenebileceğini açıkça göstermektedir.
Kaynak: Sabah