Kültürlerin Harmanlandığı Lezzet Diyarı: Balıkesir
Balıkesir dediğin sadece deniz, kum ve güneşten ibaret değil; bu şehrin mutfağına giren bir daha çıkamıyor. Sokak aralarında dolaşırken burnunuza gelen o mis gibi tereyağı kokusunun, fırından yeni çıkmış güvecin sırrı aslında çok derinde. Balıkesir, coğrafyasındaki etnik çeşitliliği öyle bir harmanlamış ki, ortaya çıkan tablo tam bir lezzet cümbüşü. Muhacirinden Manavına, Yörüğünden Çerkezine herkes kendi mutfağından bir tutam lezzet katmış bu topraklara. Tarıma elverişli topraklarında yetişen tahılın bereketi, Körfez Bölgesi’nin o meşhur zeytinyağı ile birleşince sofralar bayram yerine dönüyor.
Etli Çorbada Tahin Sürprizi: Ezber Bozan Lezzet
Daha önce hiç çorbanızın terbiyesinde tahin denediniz mi? Eğer cevabınız hayırsa, Balıkesir usulü etli çorbayı içmemişsiniz demektir. Bu çorba öyle sıradan bir başlangıç değil, başlı başına bir şifa deposu. Dana eti ve kemik suyunun o yoğun kıvamı, yoğurt, un ve yumurta sarısıyla buluşunca ortaya çıkan terbiye, asıl sürprizi sona saklıyor: Bir kaşık tahin! Evet, yanlış duymadınız. Tahin, çorbaya hem inanılmaz bir derinlik katıyor hem de o alışık olduğumuz et suyunu bambaşka bir boyuta taşıyor. Didiklenmiş etlerin ocağın üzerinde tıngır tıngır kaynarken terbiyesiyle buluşması, adeta bir lezzet şöleninin habercisi oluyor. Sokaktaki amcanın da teyzenin de kış aylarında neden bu kadar dinç olduğunun sırrı belki de bu tencerede saklı.
Bigadiç Güveci: Oğlak Etinin Lokum Gibi Hikayesi
Et dediğin ağızda dağılacak, o meşhur ‘lokum gibi’ tabiri yerini bulacak. İşte Bigadiç güveci tam olarak bunu vaat ediyor. Yarım kilo oğlak etinin kuzu yağı ve kuzu etiyle olan o muazzam dansı, fırın ateşinde pişince bambaşka bir hikayeye dönüşüyor. Domates ve biberin o sade ama etkili dokunuşu, etin kendi suyuyla ağır ağır pişmesini sağlıyor. 200 derecelik fırında o etler lif lif ayrılana kadar beklemek sabır istiyor ama sonundaki o lezzet, tüm beklemelere değiyor. Balıkesir mutfağının bu kadar iddialı olmasının sebebi, kullanılan malzemenin dürüstlüğünde yatıyor. Suni hiçbir şey yok, her şey doğadan, her şey tarladan sofraya.
Tatlı Değil Bir Sanat Eseri: Balıkesir Kaymaklısı
Ve final… Balıkesir mutfağının tacı, sofraların en ağır misafiri: Balıkesir Kaymaklısı. 9 adet kuru yufkanın, tam bir kilo taze kaymakla buluştuğu bu tatlıyı yemek bir ayrıcalık. Tereyağında çevire çevire kızartılan yufkaların o kıtırlığı, şerbetle buluşunca hafif bir yumuşaklığa bırakıyor kendini. Kat kat açılan o emek, arasına serilen bol kaymakla birleşince insanın iştahını kabartmamak elde değil. Şerbetin soğuk, yufkanın kararında olması bu işin püf noktası. Bu tatlıyı bir kez yiyen, başka yerde ‘kaymaklı yedik’ demiyor. Balıkesir, toprağından fışkıran bu bereketi, insanların misafirperverliğiyle birleştirip bizlere sunuyor. Eğer yolunuz buralara düşerse, bu lezzetleri denemeden dönmek büyük kayıp olur.