Vücudu İki Büklüm Bırakan Tehlike: Chikungunya Nedir?
Küresel ısınmanın etkileri dünya genelinde sadece hava sıcaklıklarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ölümcül ve yıpratıcı hastalıkların coğrafi sınırlarını da genişletiyor. Çin’deki Zhejiang Çin Tıp Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir bilimsel çalışma, tropikal bölgelere özgü olan Chikungunya virüsünün çok yakında Avrupa ve Kuzey Amerika’daki büyük metropollere sıçrayabileceğini gösteriyor. Yerel sağlık altyapılarını ciddi bir sınavla karşı karşıya bırakabilecek bu gelişme, halk sağlığı uzmanlarını harekete geçirdi.
Chikungunya virüsü, enfekte olmuş ‘Aedes’ cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan tropikal bir hastalık olarak biliniyor. Virüsün adı, Afrika’daki yerel Kimakonde dilinde ‘kıvrılmak’ veya ‘bükülmek’ anlamına geliyor. Bu ismin verilmesinin sebebi, hastalığa yakalanan kişilerin hissettiği ve aylarca sürebilen şiddetli, dayanılmaz eklem ağrıları nedeniyle vücutlarının iki büklüm hale gelmesidir.
Asya Kaplan Sivrisineği Soğuk Dinlemiyor
Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Dr. Yang Wu, virüsün yayılmasında iki temel sivrisinek türünün rol oynadığını belirtiyor: Sarıhumma sivrisineği ve Asya kaplan sivrisineği. Yapılan modellemelere göre, gelecekteki yayılım tahminlerinin yüzde 70’inden fazlasını Asya kaplan sivrisineği üstleniyor. Bu türün en tehlikeli özelliği ise diğer tropikal sivrisineklere kıyasla soğuk hava koşullarına son derece dayanıklı olmasıdır. Küresel sıcaklık artışları, bu sivrisineklerin eskiden yaşayamayacakları kadar soğuk olan ılıman bölgelerde bile kolayca koloniler kurmasına zemin hazırlıyor.
Hangi Bölgeler Risk Altında?
Mevcut durumda Chikungunya vakaları yoğunlukla Orta ve Güney Amerika, Karayipler, Hint Okyanusu adaları ile Afrika’da görülüyor. Ancak iklim projeksiyonları, yüzyılın sonuna gelindiğinde bu tablonun tamamen değişeceğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde 139 ülke veya bölge, yani küresel kara parçasının yüzde 21’inden fazlası doğrudan risk altına giriyor. İklim modelleri; Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya’nın virüsün yeni merkez üsleri haline geleceğini öngörüyor.
Sağlık Ocakları ve Hastanelerde Teşhis Krizi Kapıda
Hastalığın belirtileri yüksek ateş, şiddetli eklem ağrıları, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve deri döküntüleri olarak ortaya çıkıyor. Bu semptomlar Dang Humması ve Zika virüsüyle büyük benzerlik taşıdığı için sağlık ocaklarında ve hastanelerde sıklıkla yanlış teşhis edilebiliyor. Chikungunya virüsüne karşı geliştirilmiş özel bir antiviral tedavi bulunmadığı gibi, mevcut aşılar da henüz dünya genelinde yaygın kullanıma sunulmuş değil. Bu durum, hastanelerin acil servislerinde ve aile sağlığı merkezlerinde ciddi yoğunluklara ve teşhis krizlerine yol açma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin sivrisinek kontrol mekanizmalarını ve ilaçlama çalışmalarını vakit kaybetmeden artırması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Hürriyet






