MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9789 ▲ %0,02
EURO 53,5324 ▲ %0,31
ALTIN 6.613,72 ▲ %0,91

Türk Tiyatrosunun Gülen Yüzü Gazanfer Özcan 17 Yıldır Kalplerde

Türk tiyatro ve sinemasının yeri doldurulamaz çınarlarından, nezaketi ve ustalığıyla bir döneme damga vuran Gazanfer Özcan’ın aramızdan ayrılışının üzerinden tam 17 yıl geçti. 17 Şubat 2009 tarihinde sessizliğe bürünen usta sanatçı, geride bıraktığı onlarca eser, yüzlerce unutulmaz karakter ve hiçbir zaman eskimeyecek bir ‘aile babası’ portresi bıraktı. Bugün, sanat camiası ve sevenleri, onun yokluğunu derin bir özlemle hissederken, ailesi de sosyal medya üzerinden paylaştıkları duygusal mesajlarla usta ismi andı.

Ailenin Ferdi, Sahnenin Devleşen İsmi: Gazanfer Özcan

Gazanfer Özcan’ın kendisi gibi oyuncu olan torunu Tarık Ündüz, dedesine olan hasretini nostaljik bir kareyle dile getirdi. Ündüz, dedesiyle çekilen o özel fotoğrafın altına, “Canım dedem, sensiz 17 yıl… Ancak hâlâ senin torunun olmanın verdiği gururu yaşıyorum. Eksikliğin çok hissediliyor. ‘Hatırlanmak değil unutulmamak istiyorum’ demiştin, kimse unutmadı. Nurlar içinde uyu dedem, çok özledim” notunu düşerek, usta sanatçının yıllar önce kurduğu o anlamlı vasiyeti hatırlattı. Sanatçının kızı Fulya Özcan da babasının hatırasına sahip çıkarak, 17 Şubat’ın kendisi için ifade ettiği derin hüznü paylaştı.

Gazanfer Özcan, sadece bir oyuncu değil, Türk toplumunun kolektif hafızasında ‘Evin Babası’ figürünü en samimi haliyle temsil eden bir isimdi. 27 Ocak 1931’de Cihangir’de başlayan yaşam serüveni, Vefa Lisesi’nin koridorlarında tiyatro virüsüyle tanışmasıyla bambaşka bir boyuta evrildi. Sahne tozunu ilk kez “Hisse-i Şayia” oyunundaki Bican Efendi karakteriyle yutan Özcan, o günden itibaren hayatını Türk tiyatrosunun gelişimine vakfetti. Gönül Ülkü Özcan ile kurdukları tiyatro, Türkiye’de özel tiyatroların altın çağını temsil ederken, canlandırdığı her karakterde toplumun bir aynasını sundu.

Gelenekselden Moderne Türk Komedisinin Köprüsü

Uzmanlar ve tiyatro eleştirmenleri, Gazanfer Özcan’ı geleneksel Türk tiyatrosu ile modern sitcom dünyası arasındaki en güçlü köprülerden biri olarak tanımlar. “Kuruntu Ailesi” dizisindeki Hüsnü Kuruntu karakteriyle evlerimize konuk olan usta sanatçı, 2000’li yıllarda “Avrupa Yakası” dizisindeki Tahsin Sütçüoğlu rolüyle yeni nesillerin de sevgilisi olmayı başardı. Kendi deyimiyle “rol yapmayan, sadece kendisini oynayan” Özcan, samimiyetin en büyük sanat olduğunu tüm Türkiye’ye kanıtladı.

1998 yılında ‘Devlet Sanatçısı’ unvanıyla onurlandırılan usta isim, son olarak “Beyaz Melek” filmindeki performansıyla beyaz perdede iz bıraktı. Kronik akciğer rahatsızlığı nedeniyle 17 Şubat 2009’da hayata gözlerini yuman Özcan, Haldun Taner Sahnesi’nde düzenlenen görkemli bir törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Gazanfer Özcan, bugün fiziksel olarak aramızda olmasa da, bir karakter oyuncusunun bir toplumu nasıl birleştirebileceğinin en somut örneği olarak yaşamaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir