Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon sekizinci sınıf öğrencisi ve ailesi nefeslerini tuttu, Liseye Geçiş Sistemi sınavına kilitlendi. Özellikle Konya Ereğli gibi tarım ve hayvancılıkla geçinen, çocuklarının geleceğini eğitimde gören bölgelerde ailelerin heyecanı ve stresi doruk noktaya ulaştı. Ailelerin çocukları için yaptığı fedakarlıklar, dershane masrafları ve özel okul beklentileri bu sınavı tam anlamıyla bir dönüm noktasına dönüştürüyor. Ancak uzmanlar, bu yoğun baskının çocukların sınav performansını ve psikolojisini derinden sarstığını belirtiyor.
Okul Bahçesindeki O Travmatik Anlar
LGS’yi diğer sınavlardan ayıran en büyük zorluk, telafisinin olmamasıdır. Üniversite sınavına giren bir genç ertesi yıl tekrar şansını deneyebilirken, 13-14 yaşındaki çocuklar için bu lise geçiş sınavının ikinci bir alternatifi bulunmuyor. İki oturum halinde gerçekleştirilen sınavın arasındaki 45 dakikalık mola ise hem öğrenciler hem de veliler için büyük bir sınav haline geliyor. Velilerin okul bahçesi duvarlarından çocuklarına yiyecek uzatmaya çalışması, ilk oturumu kötü geçen öğrencilerin ağlaması ve bu durumun diğer çocukların da moralini bozması, sınav gününün en zor anlarını oluşturuyor. Ailelerin bu kritik dakikalarda soğukkanlılığını koruması, çocukların geleceği için büyük önem taşıyor.
Uzmanından Kritik Uyarı: Çocuklara Bunu Söylemeyin
Sınav süreci yaklaştıkça ailelerin iyi niyetle söylediği bazı cümleler, çocuklardaki kaygı seviyesini zirveye çıkarıyor. Psikiyatri uzmanları, “Bizi mahcup etme”, “Az kaldı, böyle giderse kazanamazsın” gibi baskıcı ifadelerin motivasyon yerine ciddi bir başarısızlık korkusu yarattığı konusunda uyarıyor. LGS’nin bir zeka testi olmadığını, sadece belirli bir gün içindeki akademik performansı ölçtüğünü unutmamak gerekiyor. Çocukların sınav anındaki uyku kalitesi, heyecan kontrolü ve fiziksel sağlığı da puan üzerinde doğrudan belirleyici oluyor.
Ereğli’de Eğitim Ailelerin En Büyük Yatırımı
Konya Ereğli’deki yerel dinamikler incelendiğinde, tarlada ve sanayide gece gündüz çalışan anne babaların en büyük hayalinin çocuklarını iyi bir lisede okutmak olduğu görülüyor. Ancak bu büyük beklenti, çocukların omuzlarına taşınması güç bir yük bindiriyor. Sınav sonucu ne olursa olsun, çocuklara sadece aldıkları puan üzerinden değil, gösterdikleri çaba üzerinden değer verilmesi gerekiyor. Uzmanlar, çocukların özgüvenini inşa eden temel unsurun mükemmel sonuçlar değil, her koşulda ailelerinin desteğini hissetmeleri olduğunu vurguluyor.
Kaynak: Hürriyet






