Sanat dünyası alışılmışın dışındaki sergilerle sarsılmaya devam ediyor. Çağdaş sanatçı Sergen Şehitoğlu, Tophane’de bulunan Sanatorium galerisindeki yeni çalışmasıyla izleyicileri derin bir sorgulamanın içine çekiyor. Sergi salonuna adım atar atmaz tavandan sarkan metal bir labirent heykeli ziyaretçileri karşılıyor. Ancak bu bildiğiniz labirentlerden değil; ne bir girişi var ne de bir çıkışı. Tamamen matematiksel formüllerle hesaplanmış bu matris, aslında her gün içinde kaybolduğumuz modern metropol hayatının somut bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
Hayatın Kestirme Yolu Olmayan Döngüsü
Mühendislik kökenli sanatçı Sergen Şehitoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği eğitiminin ardından yöneldiği fotoğraf ve görsel sanatlar alanında uluslararası başarılara imza atmış bir isim. Yeni sergisi için esin kaynağını edebiyat dünyasının efsane ismi Jorge Luis Borges’in ünlü hikayesi ‘Yolları Çatallanan Bahçe’den alıyor. Sergide sadece devasa metal yerleştirmeler değil, büyük ölçekli fotoğraf baskıları ve video çalışmaları da yer alıyor. Sanatçı, bu labirenti tasarlarken herhangi bir çıkış noktası ya da kestirme yol öngörmediğini belirtiyor. Bu durum, bitmek bilmeyen günlük koşturmacanın ve metropol hayatının çıkmaz sokaklarının sanatsal bir ifadesi niteliğinde.
Başarı Baskısı Altında Eşitlenen Hayatlar
Günümüz dünyasında bireylerin üzerine kurulan en büyük baskılardan biri durmaksızın başarılı olma zorunluluğu. Kaç saat uyuduğumuzdan ne yediğimize kadar her şeyin bir performans kriterine dönüştüğü bu dönemde, Şehitoğlu’nun tasarladığı labirent herkese eşit mesafede duruyor. Labirentin içinde zengin, fakir, başarılı ya da başarısız ayrımı bulunmuyor; herkes aynı sonsuz döngünün içinde zamanın akışına teslim oluyor. Sanatçı, bu durumu karamsar bir tablo olarak değil, hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olarak yorumluyor. Bu yaklaşım, özellikle büyükşehirlerin sokaklarında hayatta kalma mücadelesi veren geniş halk kitlelerinin hissettiği görünmez sınırları akıllara getiriyor.
Sınırları Aşan Tasarımlar ve Lüks Markalar
Şehitoğlu’nun yaratıcı dünyası sadece galeri duvarlarıyla sınırlı kalmıyor. Kendisi aynı zamanda büyük festivallerin alan tasarımlarını üstlenen ve dünyaca ünlü lüks markaların vitrinlerini tasarlayan bir isim. Hermès gibi küresel markalarla gerçekleştirdiği projelerle sokak estetiğine yeni bir soluk kazandırıyor. Tasarım yaparken son derece analitik ve amaca yönelik hareket ettiğini belirten sanatçı, kendi sanatsal üretiminde ise tamamen özgür ve dış müdahalelerden uzak bir yol izlediğini vurguluyor. Bu çift yönlü üretim süreci, hem sokaktaki insana hem de yüksek sanat takipçilerine hitap eden benzersiz bir denge kurmasını sağlıyor.
Kaynak: Hürriyet






