MENÜ
14 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,2874 ▲ %0,15
EURO 53,6017 ▼ %0,16
ALTIN 6.277,08 ▲ %0,31

Dünya 4 numarasından Türk tenisini sarsacak sözler

Türk tenisinin uluslararası arenadaki en önemli temsilcilerinden biri olan Ahmet Kaplan, Roland Garros’ta elde ettiği tarihi başarının ardından gözünü 29 Haziran’da başlayacak olan Wimbledon’a dikti. Son üç yılda dünya sıralamasında 20. basamaktan 4. sıraya kadar yükselen milli sporcu, elde ettiği başarılarla sadece kendi kariyerini değil, Türkiye’deki tekerlekli sandalye tenisinin kaderini de yeniden yazıyor.

Zirve Yolculuğunda Yeni Durak Wimbledon

Roland Garros’ta teklerde final oynayarak tarihi bir başarıya imza atan Kaplan, toprak kortun ardından çim kortun zorlu şartlarına uyum sağlamaya çalışıyor. Çim kortun getirdiği farklı dinamiklerin kendisini heyecanlandırdığını belirten başarılı raket, şampiyonluk hedefiyle İngiltere’ye gitmeye hazırlanıyor. Hazırlık sürecini Slovak antrenörleri Zuzana Zlochova ve Jozef Kraus ile sürdüren tenisçi, büyük turnuvalardaki kısıtlı imkanlara rağmen zirve mücadelesinden taviz vermiyor. Ekibinde fizyoterapist veya psikolog gibi geniş bir kadro olmamasına rağmen, turnuvaların sunduğu ortak tıbbi hizmetleri en verimli şekilde kullanarak hedefine odaklanıyor.

Türkiye’de Tenis Neden İstenen Seviyede Değil?

Türkiye genelinde tenis kortlarının ve izleyici kitlesinin artmasına rağmen uluslararası düzeyde kalıcı başarıların az olması, spor kamuoyunda sıkça tartışılan konuların başında geliyor. Ahmet Kaplan bu durumu sporun uzun soluklu bir gelişim süreci gerektirmesine, altyapı yetersizliklerine ve ekonomik faktörlere bağlıyor. Teniste çocuk yaşlarda başlayan eğitimin yetişkin kategorisine geçişte sert bir duvarla karşılaştığını ifade eden milli sporcu, kalıcı başarılar için kulüpleşme ve okul düzeyindeki yapılanmanın kökten değişmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Engelleri Aşan Büyük Akademi Projesi

Sekiz yaşında geçirdiği ağır kazanın ardından altı ay süren hastane tedavisini ve onlarca ameliyatı geride bırakan Kaplan, hayata sporla tutunmayı başardı. Yaşadığı fiziksel durumu bir engel olarak görmekten ziyade hayatın bir parçası haline getirdiğini vurgulayan sporcu, dilsel sınıflandırmalara takılmıyor. En büyük hayalinin sadece bireysel şampiyonluklar kazanmak olmadığını söyleyen Kaplan, Türkiye’de bir tekerlekli sandalye tenis akademisi kurmayı hedefliyor. Bu akademi sayesinde yeni yeteneklerin önünü açarak, engelli bireylerin topluma kazandırılmasına ve Türk sporunun gelişimine öncülük etmek istiyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir