Dil Çeşitliliğinde Şaşırtan Tarihsel Dönüşüm
İspanya, ABD ve Almanya’dan araştırmacıların geliştirdiği yeni bir model, insanlık tarihindeki dil çeşitliliğinin gelişim sürecine dair ezber bozan veriler sundu. Holosen döneminden günümüze uzanan süreçte dillerin izini süren bilim insanları, dil sayısının sanılanın aksine tarımın başlamasıyla değil, çok daha geç bir dönemde azalmaya başladığını belirledi. Yaklaşık 12 bin yıllık bir projeksiyonun hesaplandığı çalışmaya göre, insanlık 1000 ila 3000 yıl önce on binlerce dilin konuşulduğu bir ‘altın çağ’ yaşadı.
Sömürgecilik Öncesi Kayıplar
Araştırma, modern dünyadaki dil kaybının yalnızca 500 yıl önce başlayan Avrupa sömürgeciliğiyle açıklanamayacağını gösteriyor. Elde edilen veriler, dil çeşitliliğindeki keskin düşüşün, büyük devletlerin ve genişleyen imparatorlukların yükselişiyle daha erken bir tarihte başladığına işaret ediyor. Savaşlar, göç hareketleri ve egemen güçlerin baskın dillerini yayması, yerel toplulukların dillerinin zamanla ortadan kaybolmasına zemin hazırladı.
Nüfus Artışı ve Dilsel Çeşitlilik
Bilimsel modelleme, tarih öncesi nüfus tahminleri ve avcı-toplayıcı topluluklara ait verilerle desteklendi. Nüfusun artışıyla birlikte yeni dillerin türediği ancak siyasi yapıların genişlemesiyle bu çeşitliliğin daraldığı saptandı. Günümüzde hayatta kalan dillerin, geçmişteki zenginliği tam olarak yansıtmadığını vurgulayan araştırmacılar, genişleyen imparatorlukların dillerinin baskın hale gelmesiyle birlikte, insanlığın kültürel çeşitliliğinin de önemli ölçüde azaldığına dikkat çekiyor.
Kaynak: Hürriyet





