Derbi Değil, Sahada Resmen İnfaz İzledik
Galatasaray, Fenerbahçe derbisinde sadece üç puanı değil, rakibinin bütün kimyasını da alıp götürdü. Sahada ne yaptığını bilen, fiziksel olarak rakibini ezen bir Galatasaray vardı. Torreira ve Lemina ikilisi orta sahayı adeta bir otobana çevirdi, sahipsiz her topu süpürdü. Okan Buruk’un beraberliğin yettiği bir tabloda bile galibiyet için saldırması, vizyon farkını ortaya koydu. Fenerbahçe cephesinde ise tam bir kaos hakim. Milyon euroluk transferler sahada hayalet gibi gezerken, Galatasaray’ın Barış, Sane ve Osimhen üçlüsü karşısında savunma hattı resmen çöktü. Sanchez’in penaltı hatası bile bu üstünlüğü gölgelemeye yetmedi. Şu anki puan tablosuna bakınca, sarı-kırmızılılar için şampiyonluk artık sadece bir zaman meselesi haline geldi.
Tedesco Kurban Edildi, Asıl Sorun Koltuk Sevdası
Derbi sonrası beklenen oldu ve Domenico Tedesco ile yollar ayrıldı. Ancak asıl mesele hocanın gitmesi değil, bu enkazın nasıl kalkacağı. Fenerbahçe’de herkes bir iktidar kavgası peşinde. Kulübün eski başkanı ayrı telden çalıyor, mevcut yönetim ayrı. 120 yıllık çınar, kişisel egoların ve ‘ben ne dersem o olur’ zihniyetinin kurbanı ediliyor. Tedesco bu kara tablonun en masum ismiydi. Devre arasında takımı santrforsuz bırakan, Kerem’e, Nene’ye milyonları saçıp verim alamayan yönetim, faturayı yine teknik adama kesti. Takımın forvet hattı bu kadar yetersizken, Ederson gibi tecrübeli bir isim derbide çocukça bir kırmızı kart görüyorsa, burada sorun taktik değil disiplin ve yönetim boşluğudur.
Talisca’nın Penaltısı ve Ederson’un İhaneti
Maçın kırılma anı Talisca’nın kaçırdığı penaltı gibi görünse de, Fenerbahçe aslında maça hiç gelmemişti. 15 ayda attığı 12 penaltının 10’unu aynı yere vuran bir oyuncuya hala topu teslim ediyorsanız, bu teknik heyetin iş bilmezliğidir. Ederson ise kariyerine yakışmayacak bir amatörlükle takımını yaktı. Premier Lig görmüş bir kalecinin, böyle bir derbide sergilediği tavır profesyonellikle bağdaşmaz. Fenerbahçe’nin kadro mühendisliği o kadar hatalı ki, sahada basmadık yer bırakmayan Galatasaray karşısında Talisca gibi statik oyuncularla direnç göstermeleri imkansızdı. İki takım yüz kere maç yapsa, bu vizyonsuzlukla Fenerbahçe onunu bile kazanamaz.
Üst Sıralar Karışık, Alt Taraf Yangın Yeri
Ligin geri kalanında da durum iç açıcı değil. Beşiktaş’ta Sergen Yalçın’ın neden bu kadar erken havlu attığını anlamak mümkün değil. Elindeki kadroyla ikinciliği zorlaması gerekirken, dördüncülüğe razı olmuş bir görüntü çiziyor. Trabzonspor ise Fatih Tekke yönetiminde imkansızı başarıyor ama onlar da kritik anlarda tökezliyor. Şampiyonlar Ligi bileti bu kadar yakınken sergilenen bu tutukluk taraftarı çileden çıkarıyor. Küme düşme hattında ise Gençlerbirliği’nin direnci dikkat çekerken, Antalya ve Eyüpspor uçurumun kenarında. Kalan üç haftada sahada futbol değil, tam bir hayatta kalma savaşı izleyeceğiz. Bu düzensizlik ve kaos futbolseverin sinir uçlarıyla oynamaya devam ediyor.






