İhraç Edilen Ürünlerin Büyük Kısmı Sınırdan Döndü
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’nin 2026 yılı başından 17 Temmuz tarihine kadar olan verilerini analiz ederek Türkiye çıkışlı gıda maddelerine yönelik ciddi uyarıları paylaştı. Gürer, hazırlanan raporda yer alan verilerin yerli tarım ve gıda kontrol mekanizmalarındaki yapısal aksaklıkları bariz bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Avrupa Birliği’nin resmi veri tabanında yer alan bilgilere dikkat çeken CHP’li Gürer, Türkiye’den gönderilen tarım ve gıda ürünlerine yönelik toplam 270 adet bildirim yapıldığını kaydetti. Bu bildirimlerin detaylarını açıklayan Gürer, ihraç edilmek istenen gıdaların 197’sinin doğrudan sınır kapılarından geri gönderildiğini, 13’ünün alarm seviyesinde işlem gördüğünü, 49’unun bilgilendirme kapsamında kaldığını ve 11’inin ise takip listesine alındığını aktardı. Gürer, dış pazara gönderilen ürünlerin yaklaşık yüzde 73’ünün kapılardan dönmesinin sorumlusunun çiftçiler değil, mevcut denetim sistemi ile yanlış tarım politikaları olduğunu vurguladı.
Gıda Ürünlerinde Ciddi Sağlık Riskleri Tespit Edildi
Avrupa ülkeleri tarafından yapılan bildirimlerin çok büyük bir oranının insan sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, 270 uyarının 195’inin doğrudan “ciddi risk” sınıfında değerlendirildiğini ifade etti. İlave olarak 38 bildirimde de potansiyel olarak ciddi bir risk unsurunun saptandığını dile getiren Gürer, tüm bildirimlerin yaklaşık yüzde 86’sının yüksek riskli grupta yer almasının, ihracat öncesinde yapılan denetimlerin yetersizliğini gözler önüne serdiğini söyledi.
Tarımsal Üretim Merkezlerinde Yoğun Pestisit Kullanımı Dikkat Çekiyor
Türkiye’nin yoğun tarım yapılan bölgelerinde kullanılan tarım ilaçlarının (pestisit) dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirten TBMM Komisyon Üyesi Gürer, küresel düzeyde hektar başına düşen ortalama ilaç miktarının 2,6 kilogram civarında seyrettiğini anımsattı. Türkiye genelindeki resmi ortalamanın 2,1 ila 2,3 kilogram arasında gösterildiğini ancak bu verinin bölgesel gerçekleri tam yansıtmadığını savunan Gürer; tarımsal üretimin en yoğun olduğu ilk 10 şehirde hektar başına kullanımın 6,7 kilograma, Konya ili hariç tutulduğunda ise kalan 9 üretim ilinde bu oranın 9,5 kilograma kadar tırmandığını aktardı. Bu durumun, sofralara gelen gıdaların yetiştiği bölgelerde dünya ortalamalarının katbekat üzerinde ilaç kullanıldığını gösterdiğini söyledi.
İhracatı Engelleyen En Büyük Tehdit: Mikotoksinler
Avrupa Birliği sistemindeki bildirimlerin ana nedenlerinin başında mikotoksinlerin geldiğini belirten CHP Niğde Milletvekili, özellikle kuru meyveler, baharatlar ve sert kabuklu kuruyemişlerde tespit edilen aflatoksin ile ochratoksin maddelerine işaret etti. Sınır kapılarından geri dönen ürünlerin en yoğun şekilde “Ochratoksin A” nedeniyle engellendiğini, bunu “aflatoksin B1” ve “toplam aflatoksin” değerlerinin izlediğini belirten Gürer, mikotoksinlerin nemli, yanlış depolama ve elverişsiz hasat sonrası süreçlerde ortaya çıktığını, bu sebeple sadece tarla evresinin değil, hasattan sonraki tüm aşamaların sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Kimyasal Kalıntılar Dış Ticareti Baltalıyor
Ürünlerde tespit edilen zararlı kimyasal ilaç kalıntılarının gıda ihracatını çıkmaza soktuğunu ifade eden Gürer; Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil ve Fosthiazate gibi çok sayıda pestisit etken maddesinin tespit edilmesi sebebiyle Avrupa Birliği’nden sürekli geri dönüşler alındığını bildirdi. Gürer, çiftçilerin doğru ilaçlama konusunda bilinçlendirilmesi, denetimlerin sıklaştırılması ve kalıntı analizlerinin yaygın hale getirilmesiyle bu olumsuz sürecin önüne geçilebileceğini söyledi.
En Çok Uyarı Bulgaristan, Almanya ve Fransa’dan Geldi
Türkiye’den gönderilen ürünlerle ilgili en fazla bildirim oluşturan ülkelerin Bulgaristan, Almanya ve Fransa olduğunu açıklayan Gürer, Bulgaristan’ın 65, Almanya’nın 61, Fransa’nın ise 53 bildirim yaptığını belirtti. Bu üç ülkenin toplam bildirimlerin neredeyse üçte ikisinden sorumlu olduğunu ifade eden Gürer, bu olumsuz tablonun Türkiye’nin küresel pazarlardaki gıda güvenilirliği imajına darbe vurduğunu dile getirdi.
Çözüm Planlı Yönetim ve Sıkı Denetimde
Türkiye’nin uluslararası gıda ticaretindeki saygınlığını koruması için üretim süreçlerinin sil baştan düzenlenmesi gerektiğini savunan Gürer, üreticilerin yüksek mazot, gübre ve ilaç maliyetleri altında ezildiğini belirtti. Tarım danışmanlığının yetersiz kaldığını ve gerekli denetimlerin yapılmadığını ifade eden CHP’li vekil, faturanın çiftçiye kesilmemesi gerektiğini söyleyerek Tarım ve Orman Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Bakanlığın ihraç edilecek tüm ürünlerde analizleri artırması, çiftçilere teknik destek sağlaması, ilaç kullanımını kontrol altında tutması ve depolama koşullarını uluslararası standartlara ulaştırması gerektiğini belirterek, Avrupa kapılarından dönen ürünlerin Türkiye’nin tarımsal geleceği için ciddi bir ikaz niteliğinde olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: Nigdehaber






