İzmir’in Çiğli ilçesinde, Ata Sanayi Sitesi’nin sessizliğine bürünen sokakları, bugün yürekleri dağlayan bir trajediye sahne oldu. Küçük Çiğli Mahallesi’nde uzun süredir kaderine terk edilmiş, atıl bir vaziyette bekleyen midibüste çıkan yangın, henüz 16 yaşındaki bir gencin hayallerini küle çevirdi. Yabancı uyruklu Abdullah Elali’nin cansız bedenine ulaşılan olay, hem güvenlik açıklarını hem de sokakların kontrolsüz noktalarındaki tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Mesleki tecrübemizle sabittir ki; şehirlerin kuytu köşelerinde unutulan bu tür enkazlar, denetimden uzak kaldıkça ne yazık ki benzer acı olaylara zemin hazırlamaya devam etmektedir.
İhmal ve Tehlikenin Kesiştiği Nokta: Atıl Araçlar
Olay, çevredeki vatandaşların yükselen dumanları fark etmesiyle başladı. İhbar üzerine bölgeye ivedilikle intikal eden itfaiye ve sağlık ekipleri, alevleri kısa sürede kontrol altına aldı. Ancak soğutma çalışmaları bittiğinde karşılaşılan manzara hafızalardan silinecek türden değildi. Kullanılmayan ve bir nevi sığınak haline dönüştüğü tahmin edilen midibüsün içinde mahsur kalan Abdullah Elali, dumanın ve alevlerin pençesinden kurtulamadı. Olay yerinde yapılan ilk incelemeler, yangının çıkış nedeninin henüz belirlenemediğini gösterirken, uzmanlar bu tür sahipsiz araçların şehir dokusu içinde ne denli büyük riskler barındırdığına dikkat çekiyor. Özellikle sanayi sitelerinde muhafaza edilen ancak gözetim altında olmayan araçlar, ısınma amaçlı yakılan ateşler ya da dikkatsizlik sonucu birer ölüm tuzağına dönüşebiliyor.
Adli Süreç ve Toplumsal Yansımalar
Trajedinin boyutları, Elali ile son ana kadar aynı araçta oldukları belirlenen üç çocuğun ifadesine başvurulmasıyla adli bir boyuta taşındı. Çocuk Şube Müdürlüğü’ne götürülen çocukların beyanları, yangının bir kaza mı yoksa önlenebilir bir ihmal mi olduğunu aydınlatacak en önemli delil niteliğinde. İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan Elali’nin naaşı, yapılacak otopsinin ardından ailesine teslim edilecek. Güvenlik kameralarına yansıyan o korkunç anlar ise emniyet birimleri tarafından saniye saniye analiz ediliyor. Bu vaka, yalnızca bir kaza haberi olarak görülmemeli; sanayi bölgelerindeki güvenlik zafiyetleri ve sahipsiz bırakılan araçların ivedilikle şehir dışına taşınması gerekliliği konusunda bir uyarı fişeği olarak kabul edilmelidir. Abdullah Elali’nin vefatı, toplumsal duyarlılığımızı ve denetim mekanizmalarımızı yeniden sorgulamanın vaktinin geldiğini bizlere acı bir şekilde hatırlatıyor.






