Eskişehir’in modern yüzü olarak bilinen Batıkent Mahallesi, dün akşam saatlerinde modernitenin pek de hoşlanmadığı cinsten, ‘geleneksel’ bir şiddet sarmalına ev sahipliği yaptı. Saatler 17.30’u gösterdiğinde, Çamdalı Sokak’ta yükselen sesler, sadece bir tartışmanın değil, bir toplumsal cinnet halinin de habercisiydi. Komşu olmanın getirdiği o kadim hukuk, yerini kesici aletlere ve darp girişimlerine bırakırken; modern şehircilik anlayışının binalar arasına sıkıştıramadığı ‘hoşgörü’ bir kez daha yerle bir oldu. İnsanların birbirine tahammül eşiğinin bu denli düşmesi, sadece bir asayiş olayı değil, aynı zamanda ciddi bir sosyolojik alarmdır.
Eski Husumetin Bıçaklı ve Darp Dolu Finali
Olayın başrollerinde, aralarında daha önceden husumet olduğu öğrenilen iki farklı aile grubu vardı. 37 yaşındaki G.E. ve 38 yaşındaki eşi F.E., karşılarında 70 yaşındaki A.C. ile 40 yaşındaki oğlu Y.C.’yi buldu. Henüz tam olarak aydınlatılamayan, muhtemelen incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebeple başlayan tartışma, kısa sürede kontrolden çıktı. Aralarındaki yaş farkına ve komşuluk bağlarına rağmen tarafların sergilediği öfke kontrolsüzlüğü, olayı adeta bir meydan muharebesine çevirdi. Çıkan kavgada G.E. aldığı bıçak darbeleriyle sarsılırken, F.E., A.C. ve Y.C. ise vücutlarının çeşitli yerlerinden darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine sokağa doluşan polis ve sağlık ekipleri, mahalledeki gergin atmosferi dağıtmak için yoğun çaba sarf etti. Çevredeki vatandaşlar, huzurlu bir akşam geçirmeyi beklerken kendilerini bir şiddet sarmalının tam ortasında bulmanın şokunu yaşadı.
Kentsel Gerilim ve ‘Bilinmeyen Sebep’ Çıkmazı
Sosyologların ve psikologların sıklıkla üzerinde durduğu ‘kentleşme ve tahammülsüzlük’ teması, bu olayla birlikte bir kez daha ete kemiğe büründü. Uzman görüşlerine göre, şehir hayatının getirdiği yoğun stres ve dar alanlarda yaşama zorunluluğu, en küçük kıvılcımların devasa yangınlara dönüşmesine zemin hazırlıyor. ‘Bilinmeyen sebep’ olarak kayıtlara geçen bu tür tartışmaların temelinde genellikle birikmiş bir öfke ve iletişimsizlik yatıyor. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titizlikle yürüttüğü incelemede, yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi. Ancak fiziksel yaralar iyileşse de, aynı sokağı paylaşan bu insanların ruhlarında açılan gediklerin nasıl onarılacağı, toplumsal barış adına büyük bir soru işareti olarak orta yerde duruyor. Adli makamlar, mahalle kültürünün can çekiştiği bu ‘sıcak komşu çatışması’ ile ilgili geniş çaplı soruşturmayı derinleştirerek sürdürüyor.






