Ankara’nın o ağır bürokratik havasından sıyrılıp Anadolu’nun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıktığımızda, karşımıza çıkan hikayeler bazen siyasetin o gri koridorlarından çok daha renkli olabiliyor. Türkiye’nin bir dönem bıyık şampiyonu olarak tanıdığı, Erzurum’un Horasan ilçesinden kopup gelen Hacı Muhammet Kırbaç, nam-ı diğer ‘Horasanlı Pala’, şimdilerde Konya sokaklarının en sevilen simalarından biri haline geldi. Erzurum’un sert ikliminden, Konya’nın kadim ve huzurlu atmosferine uzanan bu hikaye, aslında bir kültürel adaptasyonun ve zanaatkarlığın en samimi örneğini sunuyor.
Erzurum’dan Konya’ya Uzanan Bir Kültür Köprüsü
Hacı Muhammet Kırbaç’ın memleketi olan Horasan, Erzurum il merkezine yaklaşık 85 kilometre uzaklıkta bulunan ve tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış stratejik bir noktadır. Aras Nehri’nin kıyısında şekillenen bu coğrafyanın insanı, kendine has vakar ve delikanlılığıyla bilinir. ‘Pala’ lakabını boşuna almayan Kırbaç, bir dönem insan boyuna ulaşan bıyıklarıyla ulusal basının ve halkın ilgi odağı olmuştu. Ancak hayat onu, Mevlana şehri Konya’nın manevi iklimine sürükledi. Konya, demografik yapısı itibarıyla dışarıdan gelen ve şehre değer katan isimleri her zaman hoşgörüyle karşılayan bir yapıya sahiptir. Kırbaç da bu hoşgörü ortamında kendine yeni bir yol çizdi.
Tespih Sanatında Güler Yüzün ve Emeğin Gücü
Emeklilik dönemini boş oturarak değil, üreterek geçirmeyi tercih eden Kırbaç, Konya Kültür Merkezi içerisinde bulunan atölyesinde geleneksel Türk el sanatlarından biri olan tespih üretimi ile meşgul oluyor. Tespih, Türk-İslam kültüründe sadece bir ibadet aracı değil, aynı zamanda bir sabır ve estetik nesnesidir. Kırbaç, her bir taneyi büyük bir özenle işleyerek, müşterilerinin özel taleplerine göre tasarımlar yapıyor. Konyalıların kendisine gösterdiği ilgiden oldukça memnun olan ‘Pala’, başarısının sırrını ‘güler yüz’ ve ‘dürüstlük’ olarak tanımlıyor.
Hacı Kırbaç, özellikle gençlerle kurduğu diyaloglarla dikkat çekiyor. Kafelere giderek genç kuşakla sohbet eden ve onlara el emeği tespihlerinden hediye eden Kırbaç, toplumdaki kuşaklar arası iletişimi de güçlendiriyor. 50 TL ile 200 TL arasında değişen fiyatlarla sunduğu ürünlerle, tespih kültürünü herkes için ulaşılabilir kılıyor. Türkiye’de emekli olan bireylerin sosyal hayattan kopmaması ve bir meşgale edinmesi, hem zihinsel sağlık hem de toplumsal huzur açısından büyük önem taşır. Erzurumlu Pala, bu duruşuyla sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda yaşama sevinci aşılayan bir figür olarak Konya sokaklarını renklendirmeye devam ediyor.






