MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Dijital Dünyada Çocuk Olmak: Oyuncu mu, Kurucu mu, Piyon mu?

Türkiye’nin eğitim ve edebiyat dünyasında derin izler bırakan araştırmacı yazar Alaaddin Aladağ, ‘Şehir Sohbetleri’ kapsamında bu hafta, kalemini pedagojik bir zırh gibi kuşanan kıymetli bir ismi ağırladı. Uzun yıllar Türkçe bölüm başkanlığı ve eğitim yöneticiliği yaparak binlerce gencin zihin dünyasına dokunan Hurihan Yıldırım Kurtaran, son eseri Siber Piyon ile dijital çağın labirentlerinde kaybolan çocuklara ve çıkış yolu arayan ebeveynlere rehberlik ediyor. Kitap, sadece bir kurgu değil; ekranların soğuk gölgesinde ‘aile olma’ kavramını yeniden inşa etmeye çalışan bir manifesto niteliği taşıyor.

Dijital Labirentte Kaybolan Nesiller ve Aile Aynası

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra eğitimciliği bir yaşam biçimi haline getiren Kurtaran, yirmi yılı aşkın mesleki tecrübesini fantastik bir macerayla harmanlıyor. Siber Piyon, çocukları dijital oyun bağımlılığının ve siber zorbalığın görünmeyen tehlikelerine karşı uyarırken, onlara ‘Oyuncu mu, kurucu mu, yoksa piyon mu?’ sorusunu yöneltiyor. Yazarın perspektifinden bakıldığında, dijital bağımlılık yalnızca çocukların değil, ekranı bir ‘susturma aracı’ olarak kullanan yetişkinlerin de ortak sorunu. Toplumun en küçük birimi olan ailede başlayan bu kopuş, bireylerin birbirine değil ekranlara bağlandığı bir yalnızlaşma sürecini tetikliyor. Kurtaran’a göre çocuk, ebeveynin aynasıdır; eğer ailede kaliteli zamanın yerini dijital sessizlik almışsa, çocuğun siber dünyadaki manipülasyonlara açık bir piyon haline gelmesi kaçınılmazdır.

Yasaklamak Çözüm Değil: Model Olmak ve Farkındalık Şart

Eğitimci kimliğinin verdiği hassasiyetle ‘yasaklama’ kavramının modern dünyada karşılık bulmadığını savunan Hurihan Yıldırım Kurtaran, çözümün ‘model olmak’ ve ‘duygu bağı kurmak’tan geçtiğini vurguluyor. Siber güvenlik temasını işlerken, geçmişte yaşanan ve trajik sonuçlar doğuran dijital tehlikeleri pedagojik bir süzgeçten geçirerek anlatıyor. Ölüm ve şiddet gibi kavramları kullanmadan, çocuklarda bir iç görü oluşturmayı hedefleyen yazar, ‘Eren’ karakteri üzerinden genç okurları kendi seçimlerini yapmaya davet ediyor. Uzman görüşleri de destekliyor ki; dijital dünyada siber güvenlik, ailede kurulacak ilk güvenlik barajıyla başlar. Kurtaran, bu eserle ebeveynlere, çocuklarının elindeki tablete bakmadan önce kendi ellerindeki telefonları bırakmaları gerektiğini hatırlatıyor. Kitabın sonunda sorulan ‘Potansiyelimi doğru eylemlere yönlendiriyor muyum?’ sorusu, aslında bir neslin kurtuluş anahtarını içinde barındırıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir