Konya’nın Bozkır ilçesinde son dönemde etkili olan yoğun yağışlar, bölgedeki su rezervlerinde radikal değişimlere neden oldu. Bölgenin en önemli su depolama alanlarından biri olan Çağlayan Göleti, yağışların ardından tam kapasiteye ulaşarak savak üzerinden su tahliye etmeye başladı. Bu gelişme, bölgedeki hidrolojik dengenin son yıllardaki en hareketli dönemini yaşadığını kanıtlarken, beraberinde hem tarımsal umutları hem de yerleşim birimleri için güvenlik risklerini getirdi. Aygırdibi mevkiinde bulunan verimli tarım arazilerinin bir kısmının sular altında kalması, doğa olayının şiddetini gözler önüne seriyor.
Taşkın Riski ve Selçuk Köprüsü’nde Kritik Eşik
İlçe merkezinden geçen ve bölgenin yaşam kaynağı olan Çarşamba Çayı’ndaki su seviyesi, tarihi bir yükseliş gösterdi. Yerel kaynaklar ve teknik gözlemler, su seviyesinin en son 2017 yılında bu denli yüksek bir noktaya ulaştığını belirtiyor. Özellikle tarihi Selçuk Köprüsü çevresindeki gözlemler, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Köprünün üç kemer açıklığının dolmasına yaklaşık 70 santimetrelik bir mesafe kalması, drenaj kapasitesinin sınırlarına ulaşıldığına işaret ediyor. Eğer yağışlar bu şiddetle devam ederse ve su seviyesi köprü gözlerini tamamen kapatırsa, tahliye edilemeyen suyun Çökelek Çayı üzerinden geri teperek Çökelek Mahallesi’ni su altında bırakma ihtimali bulunuyor. Bölgedeki teknik ekipler, suyun akış yönünü ve debisini anlık olarak takip ederek olası bir tahliye planı üzerinde çalışıyor. Eskiden ‘hamam’ olarak adlandırılan bölgelerde de suyun taşma noktasına gelmesi, yerel yönetimlerin güvenlik tedbirlerini artırmasına neden oldu.
Konya Ovası İçin Tarımsal Bereket ve Ekonomik Beklenti
Yaşanan taşkınlar, Aygırdibi mevkiindeki bazı tarım arazilerinin su altında kalmasına neden olsa da bölge halkı ve çiftçiler bu durumu stratejik bir kazanım olarak nitelendiriyor. Konya Ovası gibi tarımsal üretimin kritik öneme sahip olduğu bir coğrafyada, yeraltı su kaynaklarının beslenmesi ve barajların doluluk oranlarının artması hayati bir değer taşıyor. Uzun süredir beklenen bu yoğun yağışların, toprak nemini artırarak önümüzdeki hasat döneminde verimliliği doğrudan etkilemesi bekleniyor. Ekonomik açıdan tarıma dayalı bir yapıya sahip olan Bozkır ve çevresinde, bu su bolluğunun sadece çiftçiyi değil, dolaylı olarak tüm bölge ticaretini canlandıracağı öngörülüyor. Hasat dönemindeki kalite artışının yerel ekonomiye pozitif yansımaları olacağı tahmin edilirken, yetkililer taşkın riskine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Suyun kontrollü bir şekilde yönetilmesi durumunda, bu doğa olayının bölge tarımı için son yılların en büyük fırsatlarından biri olacağı vurgulanıyor.






