MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Mahmut Arıkan: 28 Şubat Karanlığına Karşı Erbakan’ın Mirası

Anadolu’nun kadim başkenti, Selçuklu payitahtı Konya, bir kez daha tarihi bir buluşmanın ve derin bir vefa borcunun estetik atmosferine ev sahipliği yaptı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Konya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ‘Geleneksel Konya İftarı’ ve ‘İnsanlık İçin Çalışan Adam Necmettin Erbakan’ programında, kelimeleri adeta birer nakkaş titizliğiyle işleyerek 28 Şubat’ın toplumsal hafızadaki gölgesini ve Erbakan’ın sarsılmaz duruşunu anlattı. Sanatın ve tarihin iç içe geçtiği bu anlamlı gecede Arıkan, Türkiye’nin siyasi estetiğini derinden sarsan post-modern müdahale sürecini sert ve bir o kadar da zarif bir dille eleştirdi.

Türkiye Siyasi Tarihinde Bir Kırılma: 28 Şubat Süreci

Türkiye’de adli ve hukuki süreçlerin en çetrefilli dönemlerinden birini teşkil eden 28 Şubat süreci, sadece bir hükümet değişimi değil, toplumsal genetiğe yönelik bir müdahale olarak tarihe geçmiştir. Türk hukuk sisteminde ‘post-modern darbe’ olarak tanımlanan bu dönem, Milli Güvenlik Kurulu kararlarından sivil toplum kuruluşlarının tutumuna kadar geniş bir yelpazede incelenmektedir. Mahmut Arıkan, bu süreci ‘darbeler içindeki en sinsi ve en kirli olanı’ olarak nitelerken, meselenin sadece bir irtica tartışması olmadığını, temelinde ekonomik ve küresel güç dengelerinin yattığını vurguladı. Arıkan’a göre bu karanlık dönemin iki ana sebebi vardı: Halkın kaynaklarının rantiyeye akışını kesen denk bütçe hamlesi ve küresel sisteme alternatif olarak sunulan D-8 projesi.

Türkiye’de anayasal düzeni koruma ve demokratik işleyişi sürdürme adına yapılan yargılamalar, bu tür dönemlerin hukuk nezdindeki bilançosunu ortaya koymaktadır. Arıkan’ın konuşmasında dile getirdiği ‘rantiyecilerin hortumunun kesilmesi’, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık mücadelesinin en kritik safhalarından biri olarak kabul edilir. Bu durum, yerel işbirlikçiler ve uluslararası sömürü odakları arasındaki o görünmez ama güçlü bağı deşifre eden bir estetik eleştiri niteliğindedir.

Konya: Milli Görüş’ün Entelektüel ve Manevi Kalesi

Etkinliğin gerçekleştiği Konya, Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından en geniş ili olmasının yanı sıra, demografik yapısı ve muhafazakar entelektüel birikimiyle ‘Milli Görüş’ hareketinin kalbi sayılır. Tarım ve sanayinin harmanlandığı bu şehir, Necmettin Erbakan’ın siyasi yürüyüşüne başladığı bir başlangıç noktasıdır. Arıkan, Erbakan’ı bir ‘okul’ olarak tanımlarken, bu okulun faizle, sömürüyle ve küresel adaletsizliklerle mücadele eden bir cephe olduğunu ifade etti. Erbakan’ı anlamak, sadece bir siyasi figürü tanımak değil, aynı zamanda mülkiyetin ve refahın adil dağılımına dayalı bir medeniyet tasavvurunu içselleştirmektir.

Sonuç olarak, Mahmut Arıkan’ın Konya’daki bu şiirsel ve vakur duruşu, Necmettin Erbakan’ın bıraktığı mirasın sadece bir hatıradan ibaret olmadığını, aksine bugünün ekonomik ve sosyal krizlerine karşı bir çözüm manifestosu olduğunu hatırlattı. ‘Erbakan hoca haklıymış’ cümlesinin hüzünlü bir hakikat olarak topluma yansıması, bir siyasetçinin vizyonunun yıllar sonra bile nasıl bir sanat eseri gibi zamana meydan okuduğunun en somut kanıtıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir