Bir Bayramdan Fazlası: Ereğli Sokaklarında Hüzünlü Gurur
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde, Konya’nın Ereğli ilçesinde alışılagelmişin dışında bir hava hâkimdi. Şehrin meydanlarını dolduran çocukların neşesi, bu yıl maalesef derin bir kederle harmanlandı. Geçtiğimiz dönemlerde eğitim camiasını hedef alan o meşum saldırıların gölgesinde kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir direnişin ve hatırlayışın simgesi haline geldi. Kaybedilen öğretmenlerin ve henüz hayatının baharında aramızdan ayrılan öğrencilerin yokluğu, Atatürk Anıtı’na sunulan çelenklerin üzerine sessiz bir ağırlık bıraktı.
Protokolün Arasında Parlayan Küçük Gözler
Sabahın erken saatlerinde Atatürk Anıtı’ndaki törenle başlayan program, resmiyetin gri çehresini çocukların renkli kıyafetleriyle dağıttı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sunduğu çelenk, İstiklal Marşı’nın gür bir sesle okunmasıyla birleşince, Ereğli meydanında yankılanan o eşsiz ruh yeniden canlandı. Ancak bu yıl alkışlar biraz daha yavaştı; zira her bir ritim, eksik kalan bir sınıfın, yarım kalan bir dersin sızısını taşıyordu. Belediye Kültür Merkezi’nde devam eden etkinliklerde ise İlçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Yılmaz’ın yaptığı konuşma, sadece günü kutlamakla kalmadı, eğitimin neden vazgeçilmez bir kale olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Emanet Koltuklar ve Geleceğin Sorumluluğu
Geleneksel hale gelen makam teslim törenlerinde ise ironik bir tablo vardı. Kaymakamlık koltuğuna Gazi İlkokulu’ndan, Belediye Başkanlığı’na Atatürk İlkokulu’ndan ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Şehit Kamil Atalay İlkokulu’ndan birer öğrenci oturdu. Yetişkinlerin dünyasında krizlerin, bütçe hesaplarının ve bürokrasinin boğucu havasıyla dolan o büyük masalar, bir günlüğüne de olsa çocukların berrak zihnine ve samimiyetine teslim edildi. Belki de sistemin en büyük açığı buradadır; biz dünyayı karmaşıklaştırdıkça, çocuklar en basit ve en insani çözümlerle karşımızda duruyor. O koltuklara oturan küçük ellerin, gelecekte bu toprakları hüzünden arındırıp sadece gururla yöneteceklerine dair bir umut ışığı belirdi.
Şiirlerden Sinevizyona Bir Hafıza Tazeleme
Kültür Merkezi’ndeki programda öğrencilerin okuduğu şiirler, salonu dolduranların boğazında düğümlendi. Sinevizyon gösterilerinde geçen o tanıdık yüzler, saldırılarda yitirilen canların birer istatistik değil, birer hikaye olduğunu gösterdi. Ereğli halkı, bayramı buruk yaşarken aslında bir şeyi çok net kanıtladı: Acı ne kadar büyük olursa olsun, Cumhuriyet’in temellerine atılan o ilk harç, çocukların omuzlarında yükselmeye devam edecek. Programın sonunda sahneye çıkan öğrencilerin performansı, karanlığa karşı yakılan bir mum gibiydi. Bu 23 Nisan, sadece geçmişi yad etmek değil, geleceğe atılan en sağlam adımın ‘insan kalabilmek’ olduğunu hepimize öğretti.






