Hacılar Mahkemesinde Gerilim: At İzleri ve Çelişkili İfadeler
Kayseri’nin Hacılar ilçesinde, 2025 yılının sonbaharında huzur dolu bir bağ evinin önünde yankılanan silah sesleri, bugün adalet sarayının soğuk koridorlarında yankılanmaya devam ediyor. Gülhanım ve Fahri Baktır çiftinin pompalı tüfekle hayattan koparıldığı o karanlık gecenin ardından başlatılan hukuk mücadelesi, her duruşmada yeni bir düğümle karşılaşıyor. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son celsesi, sadece bir cinayet yargılaması değil, aynı zamanda delillerin ve insan hafızasının çarpıştığı bir arenaya dönüştü.
Delillerin Odak Noktasında ‘Kadim’ Bir İz
Olayın yaşandığı Beğendik Mahallesi’nde jandarma ekiplerini asıl şüpheli Murat G.’ye götüren detay, modern suç mahallerinde alışık olmadığımız cinstendi: At izleri. Soruşturma aşamasında toprağa düşen bu izler, adaletin terazisinde en ağır yüklerden biri haline geldi. Savcılık makamı, sanığın olay yerine atla gelip bu vahşeti gerçekleştirdiğini savunurken, savunma tarafı bu iddiayı ‘varsayımlar üzerine kurulu bir kurgu’ olarak nitelendiriyor. Teknoloji çağında bir cinayetin at izleri üzerinden aydınlatılmaya çalışılması, dosyanın en dikkat çekici ve tartışmalı yanını oluşturuyor.
Senet Bilmecesi ve Tanımayan Tanıklık
Duruşmanın en can alıcı anlarından biri, 370 bin liralık senet etrafında dönen iddialardı. Sanık Murat G.’nin ‘büyükbaş hayvan ticareti’ karşılığında aldığını iddia ettiği bu senet, tanık M.Ö.’nün ifadeleriyle bambaşka bir boyuta evrildi. Mahkeme salonunda karşı karşıya gelen iki isim arasındaki tuhaf gerilim, izleyicileri şaşkına çevirdi. Sanığın ‘tanımıyorum’ dediği M.Ö., olayın bir alacak-verecek meselesi olduğunu ve kendisinin arabulucu olarak o senedi imzaladığını iddia etti. Bu çelişki, yargılamanın seyrini değiştirebilecek bir ‘yalan beyan’ tartışmasını da beraberinde getirdi.
İki Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Mahkeme salonunda yükselen itirazlar ve savunma avukatının ‘kamera görüntüleri sanığın olay yerinde olmadığını kanıtlıyor’ çıkışına rağmen, savcılık mütalaasını sundu. Baktır çiftinin çocuklarının da hazır bulunduğu duruşmada, Murat G. için iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Adalet sistemi, bir ailenin yok oluşuna dair kararı vermek için şimdi savunma makamının son sözlerini bekliyor. Toplum vicdanını yaralayan bu olayın davası, eksik taşların yerine oturması için ileri bir tarihe ertelenirken, Hacılar’daki o bağ evi sessizliğini korumaya devam ediyor.






