Yollarda Can Güvenliği Parayla mı Satılıyor?
Cebinde parası olanın, trafikte masum insanların hayatını tehlikeye atma hakkını kendinde gördüğü bir düzende cezalar ne kadar caydırıcı olabilir? Kayseri Kocasinan’da yaşanan son olay, trafik yaptırımlarının bazı kesimler tarafından sadece basit bir ‘ödeme’ olarak algılandığını gözler önüne serdi. Alkollü şekilde direksiyon başına geçip yakalandıktan sonra kameralara sırıtarak ‘sıkıntı yok, devam’ diyebilmek, toplumsal sorumluluk bilincinin tamamen yok olduğunun en açık kanıtıdır.
Kayseri’de Trafik Denetiminde Ortaya Çıkan Manzara
Kocasinan ilçesi Yeşil Mahallesi Erkilet Bulvarı üzerinde rutin bir denetim gerçekleştiren polis ekipleri, şüphe üzerine E.Ç. idaresindeki 16 SON 66 plakalı otomobili durdurdu. Yapılan kontrollerde sürücünün 1.03 promil alkollü olduğu ve aracın mevzuata aykırı şekilde modifiye edildiği tespit edildi. Alkollü araç kullanmak ve modifiye kurallarını ihlal etmekten sürücüye toplam 40 bin TL idari para cezası uygulandı. Ancak sürücünün ceza tutanaklarını aldıktan sonra kendisini görüntüleyen muhabirlere verdiği pişkin yanıt, paranın caydırıcılık üzerindeki zayıf etkisini bir kez daha sorgulattı.
1.00 Promil Sınırı ve Adli Ceza Tehlikesi
Pek çok sürücünün gözden kaçırdığı ya da önemsemediği çok kritik bir hukuki detay var: Alkol oranının 1.00 promilin üzerinde çıkması, olayı basit bir para cezasından çıkarıp ceza mahkemelerine taşır. Türk Ceza Kanunu’nun 179/3 maddesi uyarınca, bu sınırın üzerindeki sürücüler hakkında ‘trafik güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan doğrudan adli işlem başlatılır. E.Ç. hakkında da bu kapsamda soruşturma açıldı. Yani konu sadece cebe dokunan 40 bin TL ile sınırlı kalmayacak, sanık kürsüsüne kadar uzanacak.
Caydırıcılık Sistemi Yeniden Sorgulanmalı
Maddi cezaların miktarı ne kadar artarsa artsın, kuralları hiçe sayanların bu cezaları kolayca gözden çıkarabilmesi sistemin boşluğunu gösteriyor. Yollarda güvenle yürümek isteyen vatandaşın hayatı, ‘sıkıntı yok’ diyerek bütçesine güvenen sorumsuz sürücülerin insafına bırakılamaz. Trafikte can güvenliğini sağlamak için sadece cüzdana değil, özgürlüğü kısıtlayıcı adli yaptırımlara ve kalıcı ehliyet iptallerine çok daha fazla ihtiyaç var.






