Tarihin akışını değiştiren, dilimizin ve kimliğimizin yok olmasının önüne geçen o büyük tarihi kırılma noktası yeniden gündemde. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mevlüt Günler, katıldığı Bilim Kafe etkinliğinde ezber bozan açıklamalarda bulundu. Batı Türk Dünyası’nın gelişimini ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türk dili ile tarihi üzerindeki hayati rolünü masaya yatıran Günler, saray bürokrasisinin ardındaki büyük mücadeleyi gözler önüne serdi.
Saray Dili Neden Farsça Oldu?
Göktürk Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte Türk dünyası doğu ve batı olmak üzere iki farklı siyasi ve toplumsal eksene bölündü. Batı Türkleri Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle yollarına devam ederken, Doğu Türkleri ise Uygur, Karahanlı ve Timurlu geleneklerini sürdürdü. Ancak Selçuklular zaman içerisinde dönemin kozmopolit yapısı ve siyasi şartlarının etkisiyle tipik bir Orta Çağ İslam Devleti kimliğine büründü. Bu dönüşüm, saray koridorlarında radikal bir değişimi beraberinde getirdi.
Devletin idari ve resmi dilinin Farsça haline gelmesi, bürokrasinin de tamamen bu kültür dairesinden gelen devlet adamlarının kontrolüne geçmesine yol açtı. Devletin asıl kurucu unsuru olan ve canını dişine takarak savaşan Türkmenler, zamanla yönetimden ve merkezden uzaklaştırıldı. Bu durum, saray ile halk arasında derin uçurumlara ve kaçınılmaz merkez-çevre çatışmalarına zemin hazırladı.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in Bağımsızlık Ateşi
Türkiye Selçuklu Devleti’nin son dönemlerinde baş gösteren Moğol istilası, bardağı taşıran son damla oldu. Mevcut saray bürokrasisinin Moğollarla iş birliği içine girmesi ve halkın taleplerine kulak tıkaması, Türkmen coğrafyasında büyük bir infiale yol açtı. İşte tam bu kaos ortamında sahneye çıkan Karamanoğlu Mehmet Bey, bağımsızlık meşalesini yakarak Türkmenleri tek bir bayrak altında toplamayı başardı.
Konya’nın Moğol tahakkümünden kurtarılmasının ardından yayımlanan tarihi ferman, sadece bir dil devrimi değil, aynı zamanda yönetimsel bir ihtilaldi. Yerli devlet adamlarının yeniden yönetimde söz sahibi olmasıyla birlikte, Türkmenler asırlar sonra devlet idaresinde aktif roller üstlenmeye başladı. Bu hamle, Anadolu coğrafyasında Türk kimliğinin yeniden canlanmasını sağladı.
Anadolu’yu Şekillendiren Tarihi Miras
Karamanoğlu Mehmet Bey’in başlattığı bu büyük varoluş mücadelesi kendi dönemiyle sınırlı kalmadı. Anadolu’da Türk devlet geleneğinin ve milli kimliğin kökleşmesi adına hayatını ortaya koyan Mehmet Bey, bu kutlu mücadele uğrunda şehit düştü. Ancak onun yaktığı bağımsızlık meşalesi tüm Anadolu’ya dalga dalga yayıldı.
Germiyanoğulları, Aydınoğulları ve nihayetinde cihan imparatorluğuna dönüşecek olan Osmanlı Devleti, idari yapılarını bu güçlü Türk kültürü üzerine inşa etti. Batı Türkçesi, bu sayede hem yazı hem de devlet dili olarak kalıcı bir kimlik kazandı. Tarih ve kültür dolu bu özel etkinlik, KMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Mayda’nın Dr. Öğr. Üyesi Mevlüt Günler’e teşekkür belgesi takdim etmesiyle noktalandı.
Kaynak: Karamanda Uyanış





