MENÜ
22 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,4685 ▲ %0,04
EURO 53,2763 ▼ %0,07
ALTIN 6.284,69 ▲ %1,28

Kent Alarmda! Elektrik Zammı Sofralarda Yangın Çıkaracak!

Kent Alarmda! Elektrik Zammı Sofralarda Yangın Çıkaracak!

Durmadan zam haberleriyle uyanmaya alıştık, değil mi? Sanki bu şehrin insanının cebi dipsiz bir kuyu, durmadan içine bir şeyler düşüyor. Bu kez de sessiz sedasız, arkadan dolanarak geldi darbe. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram’ın feryadı, aslında bugün tüm kentlinin mutfağındaki sessiz çığlığın ta kendisi. Ne diyorlar? Tarımsal elektrik tarifelerine yüzde 24,8 zam! Mesken aboneleri için yüzde 25… Yani bir yandan çiftçinin sırtına bir yük daha binerken, öte yandan şehirde yaşayan senin, benim elektrik faturam bir kez daha kabarıyor. Bu, sadece bir tarım haberi değil, bu senin sofrana direkt inen bir yumruk! Şehrin gri betonları arasında kaybolan çiftçinin derdi, bugün senin mutfağının derdi oldu, haberin var mı?

Tarladan Tabağa Uzanan Acı Fatura

Sanırsın sadece tarladaki lambayı yakıyorlar bu elektrikle. Oysa durum bambaşka! Tarımda elektrik, su demektir, hayat demektir. Sulama sistemleri, seraların ısıtılması, soğuk hava depoları, modern tarım makinelerinin çalışması… Hepsi elektriğe bağımlı. EPDK’nın son düzenlemesiyle gelen bu %24,8’lik artış, zaten mazot ve gübre maliyetleriyle bel bükmüş çiftçinin son nefesini kesmek üzere. Bu, toprağın can suyuna eklenen yeni bir maliyet, üretimin can damarına vurulan yeni bir darbe. Şimdi düşün bakalım, tarlada bu maliyetler katlanırken, senin market sepetindeki domatesin, salatalığın, ekmeğin fiyatı nasıl sabit kalacak?

Çiftçimiz ayakta kalmak için kıvranırken, biz şehirde market raflarına bakıp iç çekiyoruz. “Gıda arz güvenliği” dedikleri şey, aslında sofrana gelen ekmeğin, yemeğin maliyeti. Ve o maliyet, bugün bir kez daha katlandı. Karamanlı üreticinin ayakta kalma mücadelesi, ne yazık ki İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki her hanenin bütçesine doğrudan yansıyacak. Üreticiye binen her yük, bir kartopu misali büyüyerek şehrin dar gelirli sokaklarına, öğrenci evlerine, emekli sofralarına inecek.

Beton Ormanında Kaybolan Sesler: Kim Dinleyecek Bu Çığlığı?

Her zam sonrası aynı nakarat: “Üretimin devamlılığı için çiftçimizin desteklenmesi devletimizden beklentimizdir.” Ama ne hikmetse bu destekler hep “beklenti”de kalıyor. Kentte yaşayan, trafikte ömrü çürüyen, kira ve faturalar altında ezilen bizler, bu faturanın sessiz sedasız ödeyicileri olmaya devam ediyoruz. Bu, sadece bir elektrik zammı değil. Bu, bir ülkenin tarım politikasındaki derin çatlakların, plansızlığın, günü kurtarma anlayışının bir aynası. Enflasyonla mücadele edildiği söylenen bir dönemde, temel gıda maddelerinin ana girdilerine gelen bu zamlar, alım gücümüzü eritmeye devam ederken, şehirdeki yaşam kalitemizi de dibe çekiyor.

Gelecek Tarlada Değil, Sofranda Şekilleniyor

Artık anlamak gerek: Tarladaki her zam, şehirdeki her sofrayı vurur. Bugün Karaman’da tarlaya inen zam, yarın senin evinde, buzdolabının boşalan raflarında, çocuklarının tabaklarındaki azalmış porsiyonlarda kendini gösterecek. Bu sessiz çığlık, artık görmezden gelinemez. Çiftçi can çekişirken, şehirli tüketicinin de nefesi kesiliyor. Gözünüzü açın ey şehirli! Bu yangın, sadece tarlaları değil, tüm sofraları saracak. Sorun sadece çiftçinin değil, hepimizin ortak derdi. Ve bu derdin çözümü, sadece tarladan değil, yönetim masalarından da yükselmeli!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir