Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve sağlık personeline yönelik güveni sarsma riski taşıyan iddialara karşı sessizliğini bozdu. Hastane yönetiminden yapılan resmi açıklamada, özellikle ‘alerjisi olan hastaya yanlış ilaç enjekte edildiği’ yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığına dair somut veriler paylaşıldı. Bu tür kriz anlarında kurumların şeffaf bir dille yaptığı bilgilendirmeler, dezenformasyonun önüne geçilmesi ve toplumda oluşabilecek panik havasının dağıtılması açısından hayati bir fonksiyon icra ediyor.
Penisilin Değil Sefalosporin Grubu İlaç
Hastanenin acil servisinde yaşanan olayda, hastaya alerjisi olduğu bilinen penisilin grubundan bir ilacın değil, doktor reçetesi doğrultusunda sefalosporin grubu bir ilacın uygulandığı net bir şekilde ifade edildi. Tıp dünyasında sefalosporinler ve penisilinler arasındaki çapraz reaksiyon ihtimali her zaman göz önünde bulundurulsa da, yetkililer bu teknik ayrımın altını çizerek uygulamanın tıbbi protokollere uygun olduğunu belirtti. Penisilin alerjisinin bazen test aşamasında bile tetiklenebildiğine dikkat çeken uzmanlar, sefalosporin grubu ilaçlara karşı da bünyesel reaksiyonlar gelişebileceğinin altını çizdi. Hastanın müdahale sonrası gözlem altında tutulduğu, eve dönüş yolunda rahatsızlanması üzerine tekrar merkeze başvurduğu ve yapılan tedaviler sonucunda genel durumunun iyiye gittiği, taburculuk işlemlerinin planlandığı aktarıldı.
KBB Polikliniği ve Kortizol Tedavisi
Bir diğer tartışma konusu olan Kulak Burun Boğaz (KBB) polikliniğindeki tedavi süreciyle ilgili de ayrıntılı bilgiler paylaşıldı. Ağır işitme kaybı şikayetiyle başvuran hastaya uygulanan kortizol tedavisinin amacına ulaştığı ve hastanın işitme kaybının giderildiği vurgulandı. Tedavi sonrası gelişen böbrek üstü bezi yetmezliğinin ise doğrudan uygulanan ilaçla bağlantılı olmadığı, hastanın geçmişten gelen kronik ve sistemik rahatsızlıklarının bu tabloyu tetiklediği ifade edildi. Sağlık yönetimi, hastanın sistemik durumunun karmaşıklığına dikkat çekerek, her tıbbi sonucun tek bir nedene indirgenemeyeceğini ve mevcut komplikasyonların hastanın genel sağlık öyküsüyle ilişkili olduğunu hatırlattı.
Günlük 6 Bin Hastaya Kesintisiz Hizmet
Karaman halkına hizmet veren devasa bir sağlık üssü konumundaki hastanede, yaklaşık 2 bin personel ile her gün 6 bin hastanın derdine derman arandığı belirtildi. Bu denli yüksek bir sirkülasyonun yaşandığı bir merkezde, bilgi kirliliğinin sağlık çalışanlarının motivasyonu üzerindeki olumsuz etkilerine de dolaylı olarak değinildi. Başhekimlik, tüm personelin büyük bir özveriyle çalıştığını ve hasta güvenliğinin her zaman en yüksek öncelik olduğunu yineleyerek, asılsız iddiaların kurumsal itibara zarar verme potansiyeline dikkat çekti. Sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve toplum sağlığının korunması adına bu tür açıklamaların, gelecekteki olası güven krizlerini büyümeden engellediği görülüyor.







Ben, kortizon tedavisi alan hastanın oğluyum. Babam, KBB polikliniğinizde ani duyma kaybı nedeniyle başlatılan 21 günlük yüksek doz kortizon tedavisine başladı.
Hastanenizin açıklamasında, tedaviden yaklaşık 15 gün sonra gelişen adrenal yetmezliğinin kortizonla bağlantısı olmadığı belirtilmiştir. Ancak elimizdeki reçeteler, laboratuvar sonuçları ve tedavi seyri kortizon kullanımı kaynaklı olabileceğini göstermektedir.
Tedavinin 15. gününde babamın kötüleşmesi üzerine hastaneye başvurduk. KBB, Nöroloji ve Dahiliye birimlerinde yapılan tetkikler sonucunda kan şekeri 380’lere yükseldiği halde hastaneye yatış yapılmadı ve kortizon kesilerek insülin tedavisi başlandı. Ertesi gün yine fenalaşması üzerine ambulansla acile gittik. Yapılan yeni tahlillerde kan şekeri 400’lere, hemoglobin 21’lere ve B12 1400’lere çıkınca şeker koması teşhisiyle yoğun bakıma yatış gerçekleştirildi. Babam halen yoğun bakımda tedavi görmektedir.
Hastanenizin kamuoyuna yaptığı açıklamanın aksine sürecin bu şekilde ilerlediğini bilgilerinize arz ederim. Konuyla ilgili daha detaylı ve şeffaf bir açıklama yapılmasını rica ediyoruz.
Saygılarımızla