MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9333 ▲ %0,06
EURO 53,5419 ▲ %0,19
ALTIN 6.691,41 ▲ %1,09

İsrail Şokta: İran’ın Yapamadığını Türkler Başardı

Orta Doğu’da Güç Dengeleri Yeniden Şekilleniyor

Türkiye’nin Ege kıyılarında gerçekleştirdiği EFES-2026 askeri tatbikatı, uluslararası arenada geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. İsrail’in yüksek tirajlı gazetelerinden Yediot Ahronot (Ynet), tatbikatın askeri boyutunu aşan stratejik sonuçlarını analiz eden kapsamlı bir yazı yayımladı. Analizde, Ankara’nın bölgedeki askeri ve diplomatik nüfuzunun ulaştığı boyut çarpıcı ifadelerle ele alındı.

İzmir ve çevresinde icra edilen EFES-2026, 50 ülkeden yaklaşık 10 bin askeri personelin katılımıyla Türkiye’nin bugüne kadar düzenlediği en kapsamlı müşterek tatbikatlardan biri oldu. İsrail medyasındaki analize göre, bu gövde gösterisi sadece yerel bir savunma faaliyeti değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki dengeleri kökten değiştiren stratejik bir hamle. Özellikle Libya ve Suriye bayraklarının ilk kez NATO müttefikleriyle aynı platformda dalgalanması, Ankara’nın bölgesel etkisinin doğrudan bir kanıtı olarak sunuldu.

“Tel Aviv Türk Silahlarıyla Kuşatılıyor” İddiası

Ynet analizinde yer alan en dikkat çekici iddialardan biri, Türkiye’nin İsrail çevresinde oluşturduğu askeri nüfuz alanı oldu. Haberde, Ankara’nın savunma sanayii ürünleri, insansız hava araçları ve askeri eğitim programları aracılığıyla yeni bir müttefik ağı kurduğu savunuldu. İsrailli analistler, bu durumu “Türkler Tel Aviv’i kuşatıyor” ifadesiyle tanımlayarak, Türkiye’nin sadece sınır güvenliğini korumakla kalmayıp sınır ötesinde de kalıcı yapılar inşa ettiğini vurguladı.

Libya’da Tarihi Adım: Rakip Güçler Tek Bayrak Altında

Tatbikatın en kritik diplomatik gelişmelerinden biri Libya askeri unsurlarının katılımında yaşandı. Yıllardır siyasi ve askeri olarak doğu ve batı olmak üzere ikiye bölünmüş olan Libya, EFES-2026’ya toplam 502 asker gönderdi. Bu askerlerin bir kısmının doğu yönetiminden, bir kısmının ise batı yönetiminden gelmesi ve ilk kez yabancı bir ülkede ortak operasyon yürütmesi, “Tek Libya, Tek Ordu” hedefi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirildi. Türkiye’nin bu iki rakip yapıyı tek bir askeri şemsiye altında birleştirebilme yeteneği, askeri başarının ötesinde büyük bir diplomatik zafer şeklinde değerlendirildi.

Yerli Savunma Teknolojileri Sahada Devleşti

EFES-2026, Türk savunma sanayisinin ulaştığı son noktayı göstermesi bakımından da büyük önem taşıyor. Amfibi hücum gemisi TCG Anadolu üzerinde konuşlandırılan Bayraktar TB3 ve yüksek irtifada görev yapan Bayraktar Akıncı TİHA, operasyonel kabiliyetleriyle göz doldurdu. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin hava savunmasını tek bir merkezden yönetmeyi amaçlayan yerli ve milli “Çelik Kubbe” projesinin katmanlı savunma mimarisi de tatbikat süresince başarıyla test edildi. Hava tehditlerine karşı geliştirilen bu entegre sistem, yabancı askeri gözlemcilerin en çok ilgi gösterdiği başlıklar arasında yer aldı.

İran Modeli ile Türkiye Arasındaki Fark

Analizde, bölgede nüfuz kurmaya çalışan İran ile Türkiye’nin yöntemleri kıyaslandı. Ynet, İran’ın yirmi yılı aşkın süredir vekil güçler üzerinden kurmaya çalıştığı istikrarsız askeri ağın aksine, Türkiye’nin NATO üyeliği ve resmi devletler arası iş birlikleri sayesinde meşru bir askeri güç alanı oluşturduğunu yazdı. Yazıda, “İran’ın 20 yıldır denediği nüfuz modelini Türkler çok daha kısa sürede ve meşru bir zeminde başardı” tespiti yapılarak Türkiye’nin stratejik üstünlüğüne dikkat çekildi.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir