Anahtar Parti Karaman İl Başkanı Recep Karakoca, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliği ilişkilerini değerlendirerek mevcut yapının sürdürülemez olduğunu belirtti. Karakoca, 60 yılı aşan süreçte gelinen noktanın Türkiye’nin aleyhine asimetrik bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.
Karar Mekanizmalarında Temsil Sorunu
Türkiye’nin AB’nin ortak ticaret politikasının belirlendiği karar alma süreçlerinde yer almamasını eleştiren Karakoca, bu durumun ülkeyi ‘kural koyucu’ yerine ‘kural ithal eden’ bir konuma ittiğini savundu. Bu asimetrinin Türkiye’nin rekabet gücünü ve pazarlık kapasitesini aşındırdığına dikkat çeken İl Başkanı, üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye’ye pazar kaybı olarak döndüğünü ifade etti.
Dijital Ekonomi ve Hizmet Sektörü
Gümrük Birliği’nin mevcut kapsamının sadece sanayi ürünleriyle sınırlı kalmasının yetersiz olduğunu dile getiren Karakoca; hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonomi gibi alanların dışarıda bırakılmasının katma değer üretimini sınırladığını söyledi. Güncellenmeyen yapının teknoloji transferi ve verimlilik artışı önünde bir engel teşkil ettiğini belirtti.
Vize Engelleri ve Lojistik Maliyetler
Mal serbestisi sağlanırken emek ve hizmet hareketliliğinin kısıtlanmasını eleştiren Karakoca, vize uygulamalarının ve hizmet sunum engellerinin firmalara zaman ve maliyet yüklediğini vurguladı. Bu durumun Gümrük Birliği’nin bütünleşme mantığıyla çeliştiğini ifade etti.
Yeşil Dönüşüm ve Stratejik Fırsatlar
AB’nin Yeşil Mutabakat ve karbon düzenlemelerinin Türk firmalarına ek maliyetler getirdiğini belirten Karakoca, bu sürecin teknoloji transferi ve ortak finansman mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, küresel gelişmelerin Türkiye’yi stratejik açıdan daha önemli hale getirdiğini ve bu durumun müzakere masasında bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.






