MENÜ
17 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 46,3224 ▲ %0,05
EURO 53,5187 ▼ %0,55
ALTIN 6.352,69 ▼ %1,46

Aksa’daki Sessizlik Cebimizden Çalıyor: Görünmeyen Ekonomi Faturası!

Siyasi Değil, Cebi İlgilendiren Bir Uyarı!

Karaman’dan gelen bu haber, ilk bakışta sadece bir parti açıklaması gibi dursa da, aslında hepimizin cüzdanını, mutfak masrafını doğrudan ilgilendiren buz gibi bir ekonomik gerçekliği haykırıyor. Saadet Partisi Karaman İl Başkanlığı’nın ‘Zalime Lanet, Mazluma Destek’ çağrısı, sadece siyasi bir duruş değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki her çalkantının ülkemiz ekonomisine çıkardığı devasa, görünmeyen faturanın bir hatırlatıcısı.

Ortadoğu’daki her gerilim, her zulüm, her uluslararası hukuk ihlali bizim benzin pompasına, elektrik faturamıza, temel gıda ürünlerinin etiketine yansıyan acımasız bir zam olarak geri dönüyor. Bu coğrafyadaki istikrarsızlık, küresel tedarik zincirlerini allak bullak ediyor, enerji maliyetlerini patlatıyor ve dolaylı yoldan her bir vatandaşımızın alım gücünü kemiriyor. Sanmayın ki binlerce kilometre uzaktaki bir çatışma bizi ilgilendirmez. Tam aksine, bu yangınlar, evimize kadar gelip ekmeğimizden çalıyor.

Ortadoğu Yangınının Cebimize Etkileri

Peki, bu ‘görünmeyen ekonomik fatura’ tam olarak ne anlama geliyor? Öncelikle, Ortadoğu’daki her askeri hareketlilik, küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarını anında tırmandırır. Brent petrol varil fiyatı tırmandıkça, bizdeki mazot, benzin ve LPG fiyatları da roket gibi yükseliyor. Bu sadece araç sahiplerini değil, taşıma maliyetleri arttığı için marketteki sebzeden meyveye, fırındaki ekmeğe kadar her şeyin fiyatını etkiliyor. Yani, Filistin’de, Lübnan’da yükselen duman, Karaman’daki marketin rafına zam olarak yansıyor.

İkincisi, bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye gibi coğrafi konumu hassas ülkelerin risk primini artırıyor. Yabancı yatırımcı, belirsizliğin olduğu yere gelmek istemez. Sermaye kaçar, yeni iş alanları yaratılamaz, mevcut işler bile risk altına girer. Bu da doğrudan işsizlik ve ekonomik büyümenin yavaşlaması demektir. Üçüncüsü, Türkiye’nin önemli ticaret yolları ve enerji koridorları üzerinde olması, bölgedeki her krizde stratejik önemini artırırken, aynı zamanda olası risklere de açık hale getirir. Ticaret akışı sekteye uğrar, gümrük kapılarında yaşanan her gecikme, ürünlerin bize daha pahalıya ulaşması anlamına gelir.

Sessizliğin Bedeli Çok Ağır

Saadet Partisi’nin açıklamasında altı çizilen Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlaller, uluslararası hukukun hiçe sayılması, Suriye ve İran gibi komşularımızdaki gerilimler, tüm bunlar bölgedeki tansiyonu sürekli yüksek tutuyor. Bu yüksek tansiyon, sadece insani trajedilere yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgesel bir savaş riskini de canlı tutuyor. Böyle bir senaryoda, Türkiye’nin savunma harcamaları artar, bütçeden eğitime, sağlığa, altyapıya ayrılması gereken kaynaklar güvenlik için harcanmak zorunda kalır.

Yani, zalimlerin zulmüne, uluslararası hukuk ihlallerine sessiz kalmak, sadece vicdani bir hata değil, aynı zamanda ulusal ekonomimizi felakete sürükleyen, vatandaşın cebini yakan ağır bir maliyeti de beraberinde getirir. Unutmayın, bu tür politikalar sadece dış ilişkiler masasında konuşulmaz, doğrudan sizin çocuğunuzun geleceğini, yarın alacağınız maaşın değerini etkiler. Saadet Partisi’nin 27 Mart Cuma günü Yeşil Cami önünde Cuma namazı sonrası yapacağı basın açıklaması, işte bu büyük resme dikkat çekmek için bir fırsat. Bu sadece bir parti çağrısı değil, hepimizin cebini ilgilendiren bir uyanış çağrısıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir