İhale Yolsuzluğu İddiaları ve Silivri’deki Yargılama
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen organize suç örgütüne yönelik dava, yerel yönetimlerin şeffaflığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin manipüle edildiği iddiasıyla açılan davada, sanıkların ve tanıkların ifadeleri davanın seyrini doğrudan etkiliyor. Yerel yönetimlerin işleyişine gölge düşüren bu iddialar, sadece yargıyı değil, aynı zamanda seçmen nezdinde siyasi dengeleri de yakından ilgilendiriyor.
“Değişen İfadelerle Suçlama Yapılamaz”
Duruşmada söz alan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, savcılığın hazırladığı mütalaayı kesin bir dille reddetti. Dosyadaki çelişkili beyanlara dikkat çeken Karalar, adaletin tecelli etmesi için somut delillerin esas alınması gerektiğini vurguladı. Soruşturmanın başlangıcından bu yana iddiaların sürekli yön değiştirdiğini belirten belediye başkanı, davanın temel dayanaklarının sarsıldığını iddia etti.
Baki Nugay’ın İfadelerindeki Çelişki Dikkat Çekti
Karalar, savunmasında özellikle davanın kilit isimlerinden Baki Nugay’ın süreç içerisindeki tutarsız açıklamalarına odaklandı. Nugay’ın ilk gözaltına alındığı dönemde rüşvete aracılık etmediğini ve rüşvetle iş almadığını açıkça beyan ettiğini hatırlatan Karalar, bu durumun beş ay sonra tamamen değiştiğini söyledi. Nugay’ın farklı zamanlarda verdiği üç ayrı ifadedeki tutarsızlıkları tek tek sıralayan Karalar, bir ifadede kendisiyle görüştüğünü inkar eden tanığın, başka bir ifadede ise defalarca görüştüklerini iddia ettiğini belirtti. Bu çelişkilerin davanın güvenirliğini zedelediğini ifade eden Karalar, beraat talebini yineledi.
Kamuoyunun Gözü Kulağı Silivri’den Gelecek Kararda
Yerel yönetimlerde rüşvet ve usulsüzlük iddiaları, vatandaşların belediyelere olan güvenini doğrudan sarsan en hassas konuların başında geliyor. Silivri’deki bu kritik davanın seyri, sadece adı geçen siyasi figürlerin kariyerini değil, Türkiye genelindeki ihale denetim mekanizmalarını da yeniden tartışmaya açabilir. Mahkemenin çelişkili ifadeler ve iddialar karşısında nasıl bir karar vereceği merak konusu.
Kaynak: Hürriyet






