Türkiye, küresel teknoloji yarışında sadece bir takipçi değil, oyun kurucu olma yolunda kritik bir eşiği daha geride bırakıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Gençler Bakanlığında’ programı, Ankara’da geleceğin mimarlarıyla buluşan Bakan Dr. Osman Aşkın Bak’ın vizyoner açıklamalarına sahne oldu. Bu buluşma, yalnızca bir proje tanıtımı değil; Türkiye’nin 2030 vizyonunu yapay zeka ve yerli üretim ekseninde tahkim eden stratejik bir manifesto niteliği taşıyor. Batman’dan Kars’a, Amasya’dan Şanlıurfa’ya kadar ülkenin dört bir yanından gelen 400 genç, dijital dönüşümün merkezine davet edildi.
Dijital Çağın Aktörleri: 2030’a Doğru Stratejik Dönüşüm
Bakanlığın koordinasyonunda yürütülen “GENÇ2030” projesi, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında teknolojik bağımsızlığın anahtarını gençlere teslim etmeyi amaçlıyor. 2030 yılına kadar 100 bin yapay zeka girişimcisinin yetiştirilmesini hedefleyen bu dev hamle, 81 ildeki Gençlik Merkezleri bünyesinde kurulan bilişim atölyelerini birer inovasyon üssüne dönüştürüyor. 15-25 yaş aralığındaki lise ve üniversite öğrencilerini odak noktasına alan proje, gençlerin teknolojiyi yalnızca tüketen pasif kullanıcılar olmaktan çıkıp; algoritma yazan, sistem tasarlayan ve küresel ölçekte katma değer üreten stratejik aktörlere dönüşmesini öngörüyor.
Kendi akademik geçmişinden çarpıcı bir örnek veren Bakan Bak, yapay zekayla 1991 yılında İngiltere’deki master eğitimi sırasında tanıştığını hatırlatarak, meselenin derinliğine dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişte savunma sanayisinde yaşadığı ambargoların ve dışa bağımlılığın yarattığı engellerin artık geride kaldığını vurgulayan Bak; ASELSAN’ın kuruluş felsefesinden TUSAŞ’ın gökyüzüne kazıdığı başarılara kadar uzanan süreci, milli bir öz güven destanı olarak nitelendirdi. “Eskiden İHA’lar için yalvarıyorduk, şimdi ise dünya bizim teknolojimizi konuşuyor” sözleri, gelinen noktanın teknolojik bir devrimden öte, bir egemenlik ilanı olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Teknolojik Bağımsızlık ve Vicdani Duruşun Buluşma Noktası
Haberin derinliğinde yatan en önemli unsurlardan biri, teknolojik gelişimin ahlaki ve insani değerlerle harmanlanması gerekliliğiydi. Bakan Bak, sadece teknik başarının yeterli olmadığını; Türkiye’nin dünyadaki mazlumların sesi olma misyonunu da gençlerin omuzlayacağını ifade etti. Gazze’de yaşanan soykırıma karşı uluslararası kürsülerden yükseltilen sesin, yerli ve milli teknolojinin verdiği güçle daha gür çıktığını belirten Bakan, “Çocuklar uyurken sessiz kalınır, katledilirken değil” diyerek Türk gençliğine vicdani bir pusula çizdi.
Toplantının en insani dokunuşlarından biri de aile bağlarına yapılan vurguydu. Dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo’nun annesine olan vefası üzerinden gençlere seslenen Bak, başarının temelinde aileye duyulan saygı ve sadakatin yattığını hatırlattı. Programın sonunda Kars halk oyunları ekibinin coşkusu ve Bakan’a takdim edilen yapay zeka tasarımı tablo, gelenekle geleceğin nasıl bir potada eridiğinin somut bir göstergesi oldu. 93 atölye ve 527 gönüllü eğitmenle yola çıkan GENÇ2030, Türkiye’nin dijital çağdaki imzasını temsil ediyor.






