Sokakların Görünmez Misafirine Hain Saldırı
Adana’nın Seyhan ilçesi Ziyapaşa Mahallesi, geçtiğimiz günlerde insanlığın bittiği noktaya tanıklık etti. Barınacak bir evi olmadığı için gökyüzünü yorgan, betonları yatak yapan Aziz Coşkun, sokakta kendi halinde yürürken adeta bir kabusun içine düştü. Kimseye zararı dokunmayan, hayatın sillesini zaten yemiş bir adamın, henüz hayatın baharındaki üç çocuk tarafından darbedilmesi, toplumsal çürümüşlüğün en acı fotoğrafı oldu.
Olayın vahameti sadece atılan yumruklarda değil, bu saldırının hiçbir gerekçeye dayanmamasında gizli. Aziz Coşkun, yolda yürürken tanımadığı üç çocuğun hedefi oldu. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, çocukların savunmasız bir adama nasıl fütursuzca saldırdığı saniye saniye kaydedildi. Yüzüne aldığı darbelerle sarsılan Coşkun’un o anki çaresizliği, ekran başındaki herkesin boğazında bir düğüm oluşturdu.
Şiddetin Yaşı Düştü Vicdanlar Köreldi
Sağlık ekipleri olay yerine ulaştığında, Aziz Coşkun’un vakur ama kırgın duruşu dikkat çekti. Hastaneye gitmeyi reddeden yaşlı adamın “Yolda yürüdüğüm sırada tanımadığım çocuklar hiçbir sebep yokken bana saldırdılar” şeklindeki ifadesi, sokağın ne kadar tekinsiz hale geldiğinin bir kanıtı gibiydi. Bu saldırı, sadece fiziksel bir şiddet değil, aynı zamanda bir insanın onuruna ve hayata tutunma çabasına indirilmiş bir darbedir.
Peki, ne oluyor da bu çocuklar henüz yolun başındayken bu kadar öfke dolu olabiliyor? Sokakta yaşayan birini “kolay hedef” olarak gören bu zihniyet, hangi sosyal çevrenin veya ihmalin ürünü? Uzmanlar, genç nesiller arasındaki empati yoksunluğunun ve şiddet eğiliminin artışına dikkat çekerken, bu tür olayların toplumsal barışa büyük bir darbe vurduğunu vurguluyor. Aziz Coşkun’un şahsında darbedilen aslında tüm toplumun vicdanıdır.
Adalet Yerini Buldu mu? Ev Hapsi Kararı
Olayın ardından Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri vakit kaybetmeden harekete geçti. Kamera kayıtlarından kimlikleri tespit edilen M.C., G.Ş. ve A.E. kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.C., mahkemece ev hapsi cezasına çarptırılırken, diğer iki çocuk adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu karar, kamuoyunda “Cezalar yeterince caydırıcı mı?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Sokakta yaşayan insanların güvenliği, bir toplumun medeniyet seviyesinin en önemli göstergelerinden biridir. Aziz Coşkun bugün hayatta ve fiziki yaraları elbet iyileşecek. Ancak ruhunda açılan o derin yara, tanımadığı çocuklardan yediği o sebepsiz yumruklar, ömrü boyunca peşini bırakmayacak. Toplum olarak bu olaydan çıkarmamız gereken ders, şiddeti sadece kınamak değil, bu şiddeti doğuran bataklığı kurutmak olmalıdır. Kimsesizlerin kimsesi olmak, sadece bir slogan değil, bir insanlık borcudur.






