MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9739 ▲ %0,01
EURO 53,5898 ▲ %0,42
ALTIN 6.610,92 ▲ %0,87

Türkiye’nin Yeni Enerji Planı Sızdı! İşte O Detaylar

Türkiye’nin Enerjide 10 Yıllık Yol Haritası Açıklandı

Türkiye’nin enerji geleceğini şekillendirecek stratejik adımlar netleşiyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, ülkenin enerji bağımsızlığını kazanması ve ekonomik kırılganlıklarını en aza indirmesi için hayati önem taşıyan 2026-2035 yol haritasını paylaştı. Hazırlanan raporda, sadece yeni santraller kurmanın yeterli olmadığı, dört ayaklı entegre bir modelin uygulanması gerektiği vurgulandı.

Dört Ayaklı Stratejik Model Nedir?

Enerji arz güvenliğinin sağlanması amacıyla önerilen model; yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, güçlü iletim şebekesi ve nükleer enerjinin eş zamanlı olarak planlanmasını içeriyor. Prof. Dr. Ahmet Karaarslan, bu unsurların koordineli şekilde hayata geçirilmesi durumunda Türkiye’nin dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtiyor. Özellikle sanayi bölgelerinde kesintisiz güç akışının sağlanması, üretim maliyetlerini düşürerek küresel rekabette Türk şirketlerinin elini güçlendirecek.

Şebeke Altyapısında Büyük Alarm: Kapasite Sınırda

Türkiye’nin son yıllarda güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinde büyük bir ivme yakaladığı biliniyor. Ancak raporda dikkat çeken en kritik uyarılardan biri şebeke altyapısıyla ilgili oldu. İç Anadolu ve Ege bölgelerinde kurulan yeni santrallerin ürettiği elektriği taşıyacak iletim hatlarının doluluk sınırına ulaştığı belirtildi. Elektrik üretim gücünün artırılmasının yanı sıra, TEİAŞ bünyesinde yeni kapasite geliştirme fonlarının kurulması ve akıllı şebeke teknolojilerine geçilmesi gerektiği aktarıldı.

Depolama Sistemleri ve Yeşil Hidrojen Devrimi

Yenilenebilir enerjinin en büyük zayıflığı olan hava koşullarına bağlı anlık kesintiler, batarya ve hidro-pompaj depolama sistemleriyle aşılacak. Karaarslan, Türkiye’nin elektrikli araçlardan çıkan ömrünü tamamlamış bataryaları sabit enerji depolama alanlarında kullanarak yeni bir ekonomik döngü yaratabileceğini savunuyor. Ayrıca Karadeniz, Marmara, Konya ve Erzurum koridorlarının yeşil hidrojen üretimi için pilot bölge yapılması öneriliyor. Hedef, 2035 yılına kadar en az 15 GW seviyesinde bir depolama gücüne ulaşmak.

Nükleer Enerji Yenilenebilir Gücün Sigortası Olacak

Nükleer enerjinin yenilenebilir enerjiye karşı bir alternatif değil, aksine onu destekleyen kesintisiz bir baz yük kaynağı olduğu ifade edildi. Karbon emisyonunu düşürürken 7 gün 24 saat kesintisiz sanayi üretimi sağlayan nükleer tesislerin Türkiye için önemine değinilen raporda, dış teknoloji bağımlılığı riskine de dikkat çekildi. Türkiye’nin reaktör işletimi ve güvenlik teknolojilerinde yerli kapasitesini hızla artırması gerektiği, aksi halde yeni bir bağımlılık alanının doğabileceği uyarısı yapıldı.

Kaynak: Afyonturkeli Gazetesi

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir