MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Vakıf Ruhuyla Gönüller Birleşiyor: Bakan Ersoy’dan İftar Buluşması

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da düzenlenen ve manevi atmosferin doruğa ulaştığı özel bir iftar programında vakıf temsilcileriyle bir araya geldi. 600’ü aşkın vakıf temsilcisinin katıldığı bu anlamlı buluşmada Ersoy, vakıf geleneğinin sadece geçmişe ait bir miras değil, geleceği inşa eden bir merhamet köprüsü olduğunu vurguladı. Bakanın konuşmasında öne çıkan en temel duygu, paylaşmanın ve dayanışmanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücüydü.

Medeniyet Mirası: Selimiye Camii Yeniden İbadete Açıldı

Mimar Sinan’ın dünya mimarlık tarihine armağan ettiği ve “ustalık eserim” diyerek onurlandırdığı Selimiye Camii, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden cemaatine açtı. Türkiye’de bu tür tarihi yapıların restorasyonu, sadece fiziksel bir onarım değil, aynı zamanda UNESCO normları ve bilimsel etik çerçevesinde yürütülen titiz bir koruma sürecini ifade eder. Selimiye’de yapılan çalışmalarda, yapının özgün dokusuna zarar vermeden ana kubbede güçlendirmeler yapılmış, 85 metre yüksekliğindeki devasa minarelerin bakımları tamamlanmıştır. Ayrıca caminin içine, Manisa’nın Demirci ilçesinde geleneksel yöntemlerle dokunan, metrekare başına 729 bin ilmek gibi olağanüstü bir sıklığa sahip yüzde yüz yerli yün halılar serilmiştir.

Hukuki ve bilimsel açıdan restorasyon süreçleri, Türkiye’de Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun denetiminde gerçekleşir. Bu süreçlerde her bir çini, her bir hat yazısı aslına sadık kalınarak, modern teknolojinin sağladığı lazer tarama ve kimyasal analiz yöntemleriyle incelenir. Selimiye’deki 264 alçı içlik de bu bilimsel yaklaşımla özgün formuna kavuşturulmuştur. Bakan Ersoy, bu sürecin cami ibadete tamamen kapatılmadan büyük bir hassasiyetle yönetildiğini ifade ederek, kültürel mirasa duyulan saygıyı bir kez daha hatırlatmıştır.

81 İlde Dev İftar Sofraları ve Gazze’ye Uzanan El

Vakıf kültürünün en somut göstergesi olan iftar sofraları, bu yıl da Türkiye’nin her bir köşesinde, coğrafi engel tanımaksızın kuruluyor. 81 ilde günlük 100 bin, toplamda ise yaklaşık 3 milyon öğün iftar yemeği ikram edilmesi hedefleniyor. Bu devasa organizasyon, sadece fiziksel bir beslenme faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal barışı ve bir arada yaşama kültürünü pekiştiren sosyolojik bir fenomendir. Türkiye’nin lojistik gücü ve sivil toplum dayanışması, en ücra köylerden büyük metropollere kadar bu yardım ağının kesintisiz işlemesini sağlamaktadır.

Bakan Ersoy, bu iyilik hareketinin sınırları aşarak Bosna Hersek’ten Kosova’ya, Bulgaristan’dan Filistin’e kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirtti. Özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Ersoy, orada her gün 10 bin kişiye iftar yemeği ulaştırıldığını vurguladı. Bu yardımlar, uluslararası hukuk ve insani diplomasi çerçevesinde, mazlumların yanındaki duruşun bir sembolü olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak 2025 yılında 40 bin, 2026’da ise 50 bin yetim ve öksüz çocuğa bayramlık desteği verilecek olması, vakıf geleneğinin en masum ve en kıymetli parçasını oluşturmaktadır.

Deprem bölgesindeki yaraların sarılması noktasında da vakıf eserlerinin önemi büyük. Gaziantep ve Kahramanmaraş gibi depremden etkilenen şehirlerde tescilli kültürel varlıkların ihyası, sadece binaların ayağa kaldırılması değil, o şehrin hafızasının ve toplumsal kimliğinin geri kazanılmasıdır. Restorasyonu biten camilerin Kadir Gecesi gibi mübarek vakitlerde açılması, bölge halkı için manevi bir moral kaynağı olmaktadır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir