MENÜ
23 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,4912 ▲ %0,02
EURO 53,1760 ▲ %0,02
ALTIN 6.191,85 ▼ %1,12

Urfa’da Okulda Dehşet: 16 Yaralı, Saldırgan Canına Kıydı

Eğitim Yuvasında Barut Kokusu ve Görünmeyen Bedeller

Şanlıurfa’nın Rüştü Küçükömer Caddesi’nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bu sabah sadece eğitim için değil, korkunç bir şiddet sarmalıyla güne başladı. Bir ekonomi şefi olarak söylüyorum; bu tür olayların toplumsal maliyeti, sadece hastane faturalarıyla ya da kırılan dökülen camlarla ölçülemez. 2007 doğumlu, yani henüz hayatının baharında olması gereken eski bir öğrencinin, elinde av tüfeğiyle sınıfları basması, aslında sosyal dokumuzdaki o derin çatlağın en somut ispatıdır. Olayın hemen ardından bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, okulun bir anda tahliye edilmesi ve rehin alma iddiaları ilçede infial yarattı.

Vali Şıldak Acı Tabloyu Açıkladı

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, kameralar karşısına geçtiğinde tablonun vahameti netleşti. Tam 16 yaralı var. Yaralıların çoğu, geleceğin teknisyenleri, bu ülkenin katma değer üretecek genç beyinleriydi. Saldırganın olay yerinde kendi canına kıyması ise meselenin psikolojik boyutunun ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. Bir gencin bu noktaya gelene kadar hangi aşamalardan geçtiği, o tüfeği nasıl temin ettiği ve güvenlik zafiyetinin maliyeti sorgulanmak zorunda. Sadece polisiye önlemlerle bu işlerin çözülemeyeceğini, her okulun kapısına konulacak özel güvenlik maliyetinin bile aslında bütçemizde nasıl bir delik açtığını görmemiz gerekiyor.

Görgü Tanıkları O Anları Anlattı

Olayın tanıklarından Gökhan Başaranoğlu’nun anlattıkları, durumun ne kadar kontrolsüz bir öfkeyle gerçekleştiğini gözler önüne seriyor. 17-18 yaşlarındaki saldırganın kapıdan girer girmez etrafı taramaya başladığını belirten Başaranoğlu, dehşet anlarını “Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Herkes bir yere kaçtı” sözleriyle özetledi. Bu noktada sormak lazım: Bu kontrolsüz bireysel silahlanmanın faturasını daha ne kadar masum çocukların canıyla ödeyeceğiz? Hastaneye kaldırılan öğrencilerin tedavi giderlerinden, o çocukların ömür boyu taşıyacağı travmanın iş gücü kaybına kadar her şey bu toplumun sırtına yüklenen birer ekonomik yüktür.

Güvenlik ve Sosyal Rehabilitasyonun Önemi

Okulun tamamen tahliye edilmesiyle birlikte olay yerinde incelemeler derinleşti. Ancak bu tür olayların ardından yapılan ‘soruşturma başlatıldı’ açıklamaları, giden huzuru geri getirmiyor. Mesleki ve teknik liseler, sanayimizin can damarıyken, buraların birer şiddet arenasına dönüşmesi, nitelikli iş gücü yetiştirme vizyonumuza vurulan en ağır darbelerden biridir. Devletin bu noktada sadece asayiş değil, sosyal rehabilitasyon ve gençlik politikaları için de daha fazla bütçe ayırması şart. Çünkü bir gencin hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, bu ülke için telafisi imkansız bir kayıptır. Yaralıların tedavisi sürerken, Urfa halkı ve tüm Türkiye bu kara sabahın izlerini silmeye çalışıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir